(818 S. K. m. 43)
Dava: Davacı E. K. vd. vekili tarafından, davalı T. C. vd. aleyhine 15/08/2000 gününde verilen dilekçe ile deprem nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 05/07/2012 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 20/11/2012 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili geldi, karşı taraftan davalılar adlarına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 1) Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2) Diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, deprem sonucu meydana gelen maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
a) Dosya kapsamından mahkemece verilen ilk kararın Dairemizce depremin şiddeti nedeniyle binada belli bir oranda hasar meydana gelmesinin kaçınılmaz olduğu, bu nedenle BK'nun 43 maddesi gereğince indirim yapılması gerektiği şeklinde gerekçe ile bozulmuş olduğu anlaşılmaktadır. Bozma ilamına göre, davacıların bina ve eşya zararına yönelik istemlerinden bu nedenle uygun bir indirim yapılması gerekirken, mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma kapsamı dışında kalan istemlerden de BK'nun 43. maddesi uyarınca indirim yapılması uygun görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
b) Yine bozma ilamı doğrultusunda BK'nun 43. maddesi uyarınca mahkemece yapılan indirim oranı da fazladır. Olaya ve hakkaniyete uygun düşmemektedir. Daha uygun bir oran belirlenerek uğranılan zarardan indirim yapılmak suretiyle tazminatın kapsamı belirlenmelidir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarıda (2/a-b) bendinde açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının ilk bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden davacılar yararına takdir olunan 900,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 20.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy