(6100 S. K. m. 120, 324, 448)
Dava: Davacı N. Ö. vdl. vekili tarafından, davalı H. B. vdl. aleyhine 01/01/2002 gününde verilen dilekçe ile trafik kazasından doğan maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın usulden reddine dair verilen 07/06/2012 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 11/12/2012 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili geldi, karşı taraftan davalılar adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, trafik kazasından doğan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem dava şartı yokluğundan reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı M. N. U., desteği eşinin trafik kazasında ölmesi nedeniyle uğradığı destekten yoksun kalma zararı ile aynı kazada kendisinin yaralanması nedeniyle uğradığı maddi zararı ve eşinin ölümü ile kendisinin yaralanması nedeniyle uğradığı manevi zararın ödetilmesini, davacılar F. T., N. U., M. E. U. ve Ş. U. ise aynı kazada annelerinin ölümü nedeniyle uğradıkları manevi zararın ödetilmesini, davacı N. Ö. ve Z. Ö. ise aynı kazada yaralanmaları nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararın ödetilmesini istemişlerdir. Davalılar, haksız ve yersiz açılan davanın reddini savunmuşlardır.
Yerel Mahkemece, daimi iş göremezlik durumunun belirlenmesi amacıyla dosyanın Adli Tıp Kurumuna sevki ve bu konuda rapor aldırılması için gerekli giderin davacı tarafından karşılanması amacıyla 29/3/2012 tarihli celsede belirlenen 150TL eksik gider avansının iki haftalık kesin sürede yatırılmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu olayda; davacı M. N. U., eşi Z. U. ve N. Ö. ile eşi Z. Ö.'in içinde bulunduğu aracın davalı H. B.'ın idaresindeki araç ile çarpışması sonucu, destek Z. U.'nun öldüğü, M. N. U., N. Ö. ve Z. Ö.'in yaralandığı anlaşılmaktadır.
Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden, kazanın 21.10.2000 tarihinde gerçekleştiği, davanın 01.01.2002 günü açıldığı, dava dosyasına trafik kazasına ilişkin kayıt ve belgeler ile davacıların yaralanmasına ilişkin raporların sunulduğu anlaşılmaktadır.
01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 120. maddesi Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Avansın yeterli olmadığı dava sırasında anlaşılması halinde, mahkemece bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir biçiminde düzenlenmiştir. Aynı yasanın 448. maddesinde Bu kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır biçimindedir. Diğer yandan aynı yasanın Delil İkamesi İçin Avans başlıklı 324. maddesinde (1) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. (2) Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi halde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. biçimindedir.
Davanın açıldığı tarihteki kanun hükümleri uyarınca harç ve masrafı alındıktan sonra esasa kaydedilerek karar gününe kadar yargılamanın yapıldığı anlaşılmaktadır. Yargılamanın uzun sürmesi, davacının yargılama giderlerine yönelik iyi niyetli tutumu ve yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gözetildiğinde 29/3/2012 tarihli ara kararı eksik gider avansı olarak kabul etmek mümkün görülmemektedir. Kaldı ki eldeki davada, davacıların her birinin istemi farklı olup, istem sayısı kadar dava olduğunun kabulü gerekir. Talep konusu yapılan destekten yoksun kalma zararı ile manevi zararlara yönelik olarak mahkemece davanın reddine gerekçe yapılan 29/3/2012 tarihli karara gerek olmadığı gibi ara kararın da bu istemlere yönelik olmadığı anlaşılmaktadır. Yerel Mahkemece yapılacak iş, 29/3/2012 tarihli ara kararı, daimi iş göremezlik istemine yönelik olarak 6100 sayılı HMK 324. maddesi uyarınca değerlendirmek diğer istemler yönünden ise esasa yönelik yapılacak incelemeyle varılacak sonuca göre karar vermektir. Açıklanan yönler gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve temyiz eden davacılar yararına takdir olunan 900,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 11.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy