(818 S. K. m. 53) (4721 S. K. m. 989)
Dava: Davacı M. M. Y. vekili tarafından, davalı S. B. aleyhine 23/12/2010 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 06/06/2012 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, iyiniyetli olarak satın alınan aracın çalıntı olduğundan bahisle elinden alınarak davalıya teslim edilmesi nedeniyle, ödenen araç satış bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, 34 ... ... plakalı aracın ruhsat sahibi gözüken dava dışı A. K. adına vekaleten hareket eden S. Ö.'le yapmış olduğu araç satış sözleşmesi ile dava konusu aracı satın aldığını, araca ilişkin pazarlığın açık oto pazarında kendisi adına bir akrabası tarafından yapıldığını, daha sonra davalının ihbarı üzerine yapılan incelemelerde aracın şase ve motor numarasının değiştirildiğinin tespit edildiğini ve aracın asıl sahibi olduğu tespit edilen davalıya teslim edildiğini, aracı noter kayıtlarına güvenerek iyi niyetli olarak satın aldığını beyanla, araç için ödediği satış bedelinin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, aracının 27/07/2008 tarihinde çalınması üzerine aynı gün karakola müracaat ettiğini, 22/03/2010 tarihinde ise bir tanıdığının söz konusu aracı tesadüfen görüp tanıması üzerine kendisine haber verdiğini ve ihbar üzerine yapılan kriminal incelemede aracın kendisine ait olduğunun belirlendiğini, asıl mağdurun hırsızlık olayı nedeniyle kendisi olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, TMK 989. maddesi kapsamında iyiniyetli davacı tarafından açık oto pazarından noter kayıtlarına güvenerek alındığı anlaşılan davaya konu aracın bedelinin davalı tarafından davacıya iadesine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davaya konu aracın çalınması, motor ve şasi numaralarının değiştirilmesi ile ilgili hırsızlık ve sahtecilik suçlarından davacı ile söz konusu aracın alım-satım sürecine katılan dava dışı şahıslar hakkında ceza soruşturması başlatıldığı, evrakta sahtecilik suçundan davacının da aralarında bulunduğu şahıslar hakkında kamu davası açıldığı, yine davacının da aralarında bulunduğu şahıslar hakkında hırsızlık suçundan yapılan soruşturmanın tefrik edildiği ve ayrı bir numara üzerinden soruşturmaya devam edildiği anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi düzenlemesine göre; hukuk hakimi ceza mahkemesinin kararı ile bağlı değilse de, olgu belirlemesi ve mahkumiyet kararları ile bağlıdır. Somut olayın niteliği de gözetilerek yerel mahkemece, davacı hakkındaki ceza dosyalarının sonucu beklenmeli ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Bu yönün gözetilmemiş olması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 26.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy