(4721 S. K. m. 640, 702)
Dava ve karar: Davacı Y. B. Mirasçıları Serdar Fethi Bahar ve diğerleri vekili Avukat T. D. tarafından, davalı Günaydın İnş. Tic. Adi Komandit Şti. aleyhine 03.10.1996 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen açılmamış sayılmasına dair verilen 18.11.2011 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalının diğer temyiz itirazına gelince;
Dava, mahkeme kararı ile geçici olarak tahliyesine karar verilen yerin belirlenen süre sonunda teslim edilmemesi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davacı M. B. yönünden istemin bir bölümü kabul edilmiş, diğer davacılar yönünden 20.9.2011 tarihinden itibaren üç ay sonrası itibariyle açılmamış sayılmasına dair verilen karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
a- Davacı Y. B.'ın, geçici olarak mahkeme kararı ile tahliye edilen gazinonun belirlenen süre sonunda kendisine teslim edilmediğini belirterek gazinoyu işletememekten doğan maddi ve manevi zararın ödetilmesini istediği ancak yargılama sırasında öldüğü geriye yasal mirasçılarını bıraktığı anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece murisin mirasçıları davaya dahil edilerek yargılamaya devam edilmiş, mirasçılardan M. B. vekil aracılığıyla davayı takip etmiş, diğer davacılar ise davayı usulünce takip etmemiştir. Yerel mahkemece, davayı takip eden davacı M. B. yönünden miras hissesine düşen kısmıyla davanın kısmen kabulüne, usulüne uygun dava takip etmeyen diğer davacılar Serdar Bahar ve Kemal Bahar yönünden 20.9.2011 tarihinden itibaren üç ay sonrası itibariyle açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Mirasçılardan biri davayı yalnız başına yürütemez. Davayı bütün mirasçıların birlikte yürütmeleri gerekir. Bu halde mahkeme bir mirasçının açtığı ve devam ettiği davayı hemen karara bağlayamaz. Mahkeme, diğer mirasçıların davaya katılmasını (icazet vermelerini) sağlaması veya terekeye temsilci tayin ettirmesi (MK.m.581) için davacıya uygun bir süre vermelidir. (Baki KURU, Hukuk Muhakemeleri Usulü; 1979 Bası. C: 1., s., 651 vd. ). 4721 sayılı Yeni Türk Medeni Kanunu'nun Miras Ortaklığı'na ilişkin 640 ve 702. maddelerinde de yukarıda vurgulanan ilkeler aynen benimsenmiştir. Yürürlükte bulunan 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 640. maddesinde; Birden çok mirasçı bulunması halinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye el birliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. biçiminde düzenlemeye yer verildiği anlaşılmaktadır.
Murisin işlettiği gazinonun işletilememesinden doğan zarar mirasçılar yönünden bir tereke alacağıdır. Mirasçılar bu alacak üzerinde iştirak halinde (el birliği) mülkiyete sahiptir. Tüm bu açıklamalar karşısında, mahkemece yapılacak iş: Öncelikle, tüm mirasçıların davaya katılımını sağlamak veya miras ortaklığına bir temsilci atanması yönünde davacıya uygun bir süre tanımak, usule ilişkin bu eksiklik tamamlandıktan sonra da, işin esası hakkında bir karar oluşturmaktır. Bu hususa uyulmamış olması kararın bozulmasını gerektirmiştir.
b- Muris, kiracısı olduğu gazinodan mahkeme kararı ile 1/7/1987 tarihinde 1 yıl süreyle geçici olarak tahliye edilmiş, yerel mahkemece tahliye için öngörülen 1 yıllık sürenin sonu olan 4/7/1988 tarihi ile 3/10/1996 dava tarihi arasında geçen süre yönünden hesap bilirkişisi tarafından belirlenen kâr kaybı zararı hüküm altına alınmıştır.
Somut olayın özelliğine göre, davaya konu gazinonun geçici tahliye sonrasında yeni bir yeri kiralayıp yeniden işletilmeye başlanacağı makul süre belirlenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, oluşa uygun düşmeyecek biçimde uzun süreyi kapsayacak şekilde zarar hesabı yapılarak buna göre karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a, b) nolu bentte açıklanan nedenle BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 16.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy