(4721 S. K. m. 24, 25)
Dava: Davacı S. I. vekili tarafından, davalı B. D. ve diğeri aleyhine 26/07/2010 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 07/12/2011 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava; basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.
Davacı davaya konu edilen Star Gazetesi'nin 16/1/2010 tarihli sayısında; Bir Zamanlar Fırtına Gibi Estik başlığı altında yapılan haberin gerçek dışı ve hakaret içerikli olduğunu belirterek kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir.
Davalılar, davacı ve diğer ilgili şahısların uyuşturucu çetesi kapsamında yapılan operasyonda gözaltına alındığını, emniyet güçleri tarafından verilen bilgiler ışığında haberin verildiği andaki beliriş biçimine göre yayın yapıldığını belirterek haksız ve yersiz açılan davanın reddini savunmuştur.
Yerel Mahkemece, gerekli inceleme ve araştırma yapılmaksızın yapılan yayında davacının fotoğrafı da verilerek PKK ve ASALA ile ilişkilendirildiğinden istemin kısmen kabulüne dair verilen karar, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler ile davaya konu Star Gazetesi'nin 16/10/2010 tarihli sayılarında; Bir Zamanlar Fırtına Gibi Estik başlığı altında yapılan haber bir bütün olarak incelendiğinde; davacının, emniyet kaçakçılık dairesince yapılan operasyonlarda gözaltına alınarak Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma Veya Sağlama, Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgütün Yöneticisi Olmak suçlarından tutuklandığı ve hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2010/571 soruşturma, 2010/291 esas ve 2010/205 no'lu iddianamesi ile kamu davası açıldığı, aynı iddianamenin ilk sayfasında kızı T. I.' ın uyuşturucu ticaretinde kullanılan araç sahipleri kısmında yer aldığı, diğer yandan soruşturma kapsamında elde edilen 423 ve 435 nolu telefon iletişim tutanağında, davacı Selim ile kızı Tuğba arasında görüşmelerin tespit edildiği ve yine örgüt içerisinde davacının tilki lakabı ile bilindiği anlaşılmaktadır. Basının görevi, okuyucuyu bilgilendirmek olup bu görevi yaparken okuyucunun ilgisini çekecek güncel konuları dikkat çekici biçimde haber yapabilir. Diğer yandan yayının yapıldığı andaki beliriş biçimine göre yani görünür gerçekliğe göre haber yapılmış olması yeterli olup basının somut gerçekliği araştırma yükümlülüğü bulunmamaktadır. Davaya konu yayının, davacının Uluslararası uyuşturucu kaçakçılığı kapsamında gözaltına alınması üzerine emniyet birimlerinden elde edilen bilgilere göre ve haberin veriliş anındaki beliriş biçimine göre haber yapıldığının kabulü gerekir.
Şu halde yayının hukuka aykırılığından ve davacının kişilik haklarını zedelediğinden söz edilemez. Manevi tazminat isteminin koşulları oluşmadığından tümden reddine karar verilmesi gerekirken; yazılı gerekçeyle kısmen kabul kararı verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 31.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy