(2709 S. K. m. 40, 129) (657 S. K. m. 13) (6100 S. K. m. 115) (YHGK 01.02.2012 T. 2011/4-592 E. 2012/25 K.)
Dava ve Karar: Davacı S. E. vd. vekili tarafından, davalı S. A. vd. aleyhine 27.01.2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı Sağlık Bakanlığı yönünden görevsizlik nedeni ile dava dilekçesinin reddine, davalı S. A. yönünden esastan reddine dair verilen 09.02.2011 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili ile davalı S. A. taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların davalı Sağlık Bakanlığına yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalı S. A.'ın temyiz itirazlarına gelince; Dava, tedavi hatası nedeni ile uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacılar ve davalı S. A. tarafından temyiz olunmuştur.
Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır. (T.C. Anayasası 40/III, 129/V, 657 S. K.13, HGK 2011/4-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeler emredici hükümler içermektedir. Diğer yandan Sorumluluk Hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır.
Davaya konu edilen olayda, davalı Sağlık Bakanlığına ait Marmaris Devlet Hastanesinde hemşire olan davalı S. A.'ın hastanede yaptığı enjeksiyon nedeni ile davacıların oğlunun zarara uğradığı ileri sürüldüğüne göre, Anayasa'nın 129/5. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası'nın 13/1. maddesi gereğince kamu görevlisi hakkında adli yargı yerinde dava açılamayacağından kast ve kusur aranmaksızın husumet nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yasal düzenleme gözetilerek, davalı S. A. hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddedilmesi gerekirken, işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, davacıların, davalı Sağlık Bakanlığına yönelik temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte gösterilen nedenlerle reddine, davacıların davalı S. A.'a yönelik temyiz itirazları ile davalı S. A.'ın diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalı S. A.'dan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 07.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy