(6100 S. K. m. 27) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Davacı A. E. vekili tarafından, davalı N. Y. ve diğerleri aleyhine 20.04.2007 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 01/06/2010 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı A. E. vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, haksız fiil nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen 01.06.2010 günlü kararın davacı A. E. tarafından temyizi üzerine, dairemizce 25.01.2012 gün ve 2010/12701 -2012/848 Esas Karar sayılı ilamı ile onama kararı verilmiştir. Davalılardan T. Y. yapılan yargılamadan yeni haberdar olduğunu ileri sürerek yerel mahkemenin 25.01.2012 günlü kararını temyiz etmiş, temyizi üzerine yapılan incelemede; T. Y.'a yapılan tebliğin, Tebligat Kanunu hükümlerine uygun yapılmadığı anlaşıldığından temyiz talebi kabul edilerek temyiz incelemesine geçilmiştir.
Davacı, ruhsat sahibi davalı N. Y. adına hareket eden diğer davalı T. Y.'dan adi sözleşme ile satın aldığı aracın, çalındığı şikayeti üzerine kendisinden alındığını belirterek, satış bedeli ile manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalılardan N. Y., kendi adına kayıtlı dava konusu aracı dava dışı şirkete kiralayarak teslim ettiğini, aracın kiralayanın uhdesinde iken çalındığını, bu nedenle kendisine kusur atfedilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davalı N. Y.'ın maliki bulunduğu aracın dava dışı şirkete kiraya verildiği, bu şirketin çalışanı olan E. B.'in iş ve eylem birliğine başvurmak suretiyle aracı T. Y.'a teslim ettiği, ancak bu arada polise başvurarak aracın çalındığı yönünde müracaatta bulunduğu belirtilerek davalı N. Y. hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar E. B. ve T. Y. hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından; davalılardan T. Y. adına çıkarılan tebligatın muhatap adresten soruldu tanınmıyor gerekçesi ile iade edildiği, yaptırılan zabıta araştırmasında; ilk tebligatın çıkartıldığı adresin işyeri adresi olduğu, şahsın bu adresi yeni adres bırakmadan terk ettiği, yeni adresi tanıyanın olmadığı bildirildiği görülmüştür. Mahkemece, davalının ikametgah adresi konusunda adres kayıt sistemi veya zabıtaca bir araştırma yapılmadan ilanen tebligat yapılmış, yapılan tebligat usulsüz olduğundan davalı T. Y.'ın savunma hakkının kısıtlandığı anlaşılmıştır.
HUMK.73. maddesi gereğince; mahkeme davalı tarafı dinlemek ve savunmasını bildirmek için kanuni şekillere uygun olarak davet etmedikçe hükmünü veremez. HMK 27. maddesine göre de hakim Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir. hükmünü düzenlemektedir. Buna göre, bir davada davalı tarafa Anayasa ve kanunlar ile güvence altına alınmış olan savunma hakkını kullanma imkanı verilmelidir. Savunma hakkını kullanma imkanının verilmesi, ona dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ile olur.
Şu durumda, usulüne uygun olarak dava dilekçesi davalı T. Y.'a tebliğ edilmeli, savunma ve delilleri incelenerek sonuca göre karar verilmelidir. Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilmeden, açıklama ve ispat hakkı tanınmadan yargılama yapılarak hüküm kurulması doğru olmayıp kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda gösterilen nedenlerle dairemizin 25.01.2012 gün ve 2010/12701 Esas-2012/848 Karar sayılı onama ilamının davalı T. Y. yönünden kaldırılmasına ve yerel mahkeme kararının davalı T. Y. yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 20.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy