(1086 S. K. m. 187) (818 S. K. m. 41, 42, 47)
Dava: Davacı M. K. vekili tarafından, davalı M. K. aleyhine 14.10.2010 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın açılmamış sayılmasına dair verilen 17.11.2011 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, trafik kazası sebebiyle uğranılan maddi ve manevi zararların ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava önce sulh hukuk mahkemesinde açılmış, anılan mahkemece 16.12.2010 günlü kararla, asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, ancak bu karar taraflara tebliğ edilip kesinleştirilmeden dosya asliye hukuk mahkemesine gönderilmiş, asliye hukuk mahkemesince 11.03.2011 günlü ara kararıyla görevsizlik kararının kesinleştirilmesi için davacı vekiline kesin süre verilmiş, ancak aşamalarda bu işlem yerine getirilmediği için önce davacı vekili celse harcından sorumlu tutulmuş, celse harcı yatırılmayınca dosya işlemden kaldırılmış, celse harcı yatırılıp dava yenilendikten sonra da davacı vekili tarafından 10 günlük süre içinde gönderme dilekçesi verilmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Oysa, sulh hukuk mahkemesince verilen görevsizlik kararı, davacı tarafça taraflara tebliğ ettirilip kesinleştirilerek (HUMK 187 vd.) kesinleştirme tarihinden itibaren 10 günlük süre içinde görevli mahkemeye gönderme dilekçesi verilip asliye hukuk mahkemesine gönderilmelidir. Davacı tarafça görevsizlik kararı kesinleştirilmeden dosyanın asliye hukuk mahkemesine gönderildiği ve 22.09.2011 günlü verilen kesin süreye rağmen ara kararı yerine getirilmediğine göre mahkemece davanın açılmamış sayılmasına değil, dosyanın görevsizlik kararı kesinleştirilmeden gönderildiğinden bahisle sulh hukuk mahkemesine iadesi ve esasın da bu şekilde kapatılması gerekirken davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 02.07.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy