(2004 S. K. m. 5)
Dava: Davacı …….. vekili Avukat … tarafından, davalı Adalet Bakanlığı aleyhine 08/08/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24/05/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, İİK’nın 5. maddesine dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, temlik alacaklısı olduğu icra dosyaları ile başkaca icra dosyalarından hacizli bulunan taşınmazın, Sinanpaşa İcra Müdürlüğü’nün 2002/182 esas sayılı dosyası üzerinden, dosya alacaklısı olan dava dışı …….’e 52.000 TL bedelle satıldığını, icra müdürü tarafından satışın alacağa mahsuben yapıldığından bahisle alacak miktarı olan 38.000 TL’nin mahsubu sonucu dosyaya 14.000 TL’nin yatırtıldığını, bu bedelin de dava dışı SSK’nın alacaklı olduğu icra dosyasına ödenmesine karar verildiğini, bu nedenle İcra Mahkemesi’nde sıra cetveline itiraz davası açıldığını, mahkemenin kısmen kabule dair kararının Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 12/10/2006 gün, 2006/8016 Esas, 2006/9573 Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onandığını, bu ilam ile temlik alacaklısı olduğu Sinanpaşa İcra Müdürlüğü’nün 2002/169 esas sayılı dosyasının birinci sıradan alacaklı olduğunun kesinleştiğini belirterek, icra müdürünün hatalı işlemleri nedeniyle uğradığı zararın tazminini talep etmiştir.
Davalı davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme, birinci dereceden alacaklı olan davacının alacağının icra müdürünün hatalı işlemleri sonucu tahsil edilemediği ve davacının zarara uğratıldığı gerekçesi ile istemin kabulüne karar vermiştir.
Davaya konu taşınmaz üzerinde birden fazla haciz kaydı bulunmaktadır. Bu nedenle icra müdürlüğü tarafından, taşınmazın ihale bedelinin tamamının, taşınmazın alıcısı ve dosya alacaklısı olan ……’den tahsil edilmesi ve taşınmazın tapu kaydında alacaklı görünenlere derecelerine göre paylaştırılması gerekmektedir. Bu itibarla; davacının ihale bedelinin bakiyesi olan 38.000 TL’nin tamamının alıcıdan tahsili ile icra dosyasına yatırtılmasına yönelik talebi yerindedir. Bu husus, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 12/10/2006 gün, 2006/8016 Esas, 2006/9573 Karar sayılı ilamı ile de belirlenmiştir. Ancak icra müdürlüğü tarafından yalnızca icra kasasında bulunan 14.000 TL için sıra cetveli hazırlanmıştır. Bunun üzerine davacı vekili tarafından 08/03/2007 tarihli dilekçe ile icra müdürlüğüne başvurularak bakiye ihale bedelinin dosyaya yatırtılması talep edilmiştir. Ancak icra müdürlüğü bu istemi aynı tarihli kararı ile reddetmiştir. Davacı bu karara karşı İcra Mahkemesi nezdinde, İİK’nın 16 vd. maddeleri uyarınca şikâyet yoluna başvurmamış, doğrudan Adalet Bakanlığı aleyhine eldeki davayı açmıştır.
İcra müdürü, açık bir kanun hükmüne aykırı hareket etmiş veyahut normal niteliklere sahip bir icra müdüründen beklenebilecek dikkat ve özeni göstermesi halinde hatayı önleyebilecek iken, gerekli özeni göstermemesi nedeniyle kanun hükmünü yorumlarken yanılgıya düşmüş ise, kusurlu sayılır. Ne var ki; bu kusurlu işlem nedeniyle tazminata hükmedilebilmesi için, genel tazminat hukukunda olduğu gibi, zarar görenin zararı önleme veya azaltmak için, kendisinden beklenebilecek olanı yapmış bulunması gerekir. Özellikle somut olayda olduğu gibi, zararı doğuran hukuka aykırı işlem için şikâyet yoluna başvurup zararı önleme imkânını kullanmayan kişinin İİK’nın 5. maddesi uyarınca tazminat davası açma hakkı yoktur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; işleme karşı şikâyet yoluna başvurmadan doğrudan Adalet Bakanlığı aleyhine tazminat davası açılması yerinde değildir. Şu halde; mahkemece istemin tümden reddi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile kabulüne karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 06/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)