(4721 S. K. m. 369)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı E. Ç.'ye velayeten kendine asaleten F. Ç. aleyhine 25/04/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 06.01.2011 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, meydana gelen trafik kazasında davalıların kusurlu olduğunu davalı F.'in ise aynı zamanda aile babası olarak sorumlu olduğunu oğluna gerekli terbiyeyi vermediğini beyanla uğradığı zararın tazminine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar, kusursuz olduklarını beyanla davanın reddini talep etmişlerdir. Mahkemece açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde aile başkanının sorumluluğuna da dayandığından Türk Medeni Kanunu 369. maddesi de göz önüne alınarak davaya bakma görevi Aile Mahkemesinindir. Mahkemelerin görevine dair kurallar kamu düzenine ilişkin olup, taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınması gerektiğinden, dava dilekçesinin görevsizlik nedeni ile reddine karar vermek gerekirken işin esastan incelenmesi doğru bulunmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 21.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy