(818 S. K. m. 41)
Dava ve Karar: Davacı Z.G. vekili tarafından, davalı M.G. aleyhine 27/02/2012 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 17/04/2012 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının eşi olduğunu ve kendisini dövdüğünü beyanla uğradığı zararın tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, kusursuz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece açılan davaya konu olayın, Ödemiş 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi 2007/377-2009/152 sayılı boşanmaya dair dosyasında tazminat talebine dayanak gösterildiğini bu nedenle davanın 6100 sayılı HMK. 114 ve 115. maddeleri gereği derdestlik nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.
Davanın hukuki nitelemesi hakime aittir. Davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu dayak olayı ve talep etmiş olduğu tazminat nitelik itibari ile Türk Medeni Kanunu hükümlerine değil Borçlar Kanunu'nda düzenlenen haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesine aittir. Mahkemelerin görevine dair kurallar kamu düzenine ilişkin olup, taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınması gerektiğinden, dava dilekçesinin görevsizlik nedeni ile reddine karar vermek gerekirken Aile Mahkemesi sıfatı ile işin esastan incelenmesi doğru bulunmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 21.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy