(1602 S. K. m. 20) (4721 S. K. m. 455) (6100 S. K. m. 401)
Dava: Davacı O. U. vekili tarafından, davalı Ordu Yardımlaşma Kurumu aleyhine verilen dilekçe ile tesbit istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; görevsizliğe dair verilen 16/12/2011 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı temsilcisi taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, tespit istemine ilişkindir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmiş, hüküm; taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı, Türk Silahlı Kuvvetlerinde teğmen olarak görev yaptığını, göreve başlarken otomatik olarak davalı kuruma üye yapılarak emekliliğe kadar maaşından kesinti yapıldığını, emekli olması ile birlikte kendisine toplu bir para ödenerek üyelikten çıkartıldığını, ilerde davalı aleyhine açacağı davalarda delil olmak üzere davalı kurumun mal varlığı üzerinde aktüerya hesabı yapılarak kurumda biriken alacağının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, talep TTK'nun 455 ve devamı maddelerinde belirtilen anonim şirket hesaplarına ilişkin olup, hissedarlığı ilişkin bir alacak çıktığı taktirde esas hakkındaki dava Ticaret Mahkemesinde açılacağından HMK 401. maddesi uyarınca talebin esas hakkında davaya bakacak olan Ticaret Mahkemesinden istenmesi gerektiği belirtilerek, görevsizlik kararı verilmiştir.
1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 20. maddesinde askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların ilk ve son derece mahkemesi olarak yargı denetimini ve diğer kanunlarda gösterilen görevleri yapar denilmektedir. Bu yasal düzenleme gözetildiğinde davaya konu uyuşmazlığın çözümünde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi görevlidir. Mahkemece, yargı yolu bakımından görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken Asliye Ticaret Mahkemesini görevli olarak tayin etmesi usul ve yasaya uygun bulunmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer itirazların incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine, 26.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy