(5187 S. K. m. 2, 13)
Dava: Davacı O. K. vekili tarafından, davalılar B. A. vdl aleyhine 24.3.2011 gününde verilen dilekçeyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21.3.2013 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan raporla dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Karar: 1-Davalı A. D.'in temyizi yönünden;
Dava; basın yoluyla kişilik haklarına haksız saldırı hukuksal nedenine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı; Taraf Gazetesi'nin 29.3.2010 tarihli nüshasında 1. sayfada "savcı yakalar, K. bırakır" manşeti altındaki yazı ve içeriği ile 12. sayfada davalılardan B. K. tarafından yazılan "K. Nöbetçi, D. serbest" başlıklı yazısı ve içeriğinde kişilik haklarına haksız şekilde saldırıda bulunulduğunu belirterek, gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü olan A. D.'de davalı gösterilmek suretiyle manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalılar vekili davanın reddine karar verilmesi savunmasında bulunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
26.6.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanıp aynı gün yürürlüğe giren 5187 Sayılı Basın Yasası'nın 13. maddesi gereğince basılmış eserler yoluyla işlenen fiillerden doğan maddi ve manevi zararlardan dolayı süreli yayınlarda, eser sahibiyle yayın sahibi ve varsa temsilcisi müştereken ve müteselsilen sorumlu olup hukuki sorumlular arasında sorumlu yazı işleri müdürü bulunmamaktadır.
5187 Sayılı Basın Yasası'nın 2/c maddesi gereğince süreli yayın niteliğindeki davaya konu haberin yayımlandığı gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü olan davalı A. D. 5187 Sayılı Basın Yasası'nın 13. maddesi gereğince husumet yöneltilemeyeceği gözetilerek bu davalı hakkındaki davanın husumet yönünden reddedilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
2-Diğer davalılar B. A. ve B. K.'in temyizi yönünden;
Mahkemece, davaya konu haberde davacının taraflı karar verdiği ima edilmekte olup haberi doğrulayan veriler olmadığı halde tahliye kararlarından yola çıkarak konuyla konunun verilişi arasında objektif dil kullanılmaması sebebiyle davacının kişilik haklarına saldırı teşkil eden yorum yapılmasından dolayı davacının ve yaptığı işin itibarsızlaştırıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava konusu yazılar bir bütün olarak incelendiğinde; İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen ve kamuoyunda "balyoz soruşturması" olarak bilinen soruşturma sırasında verilen tahliye kararın eleştirildiği, toplumun ilgisini çeken ve güncel bir konuda, eleştirel değerlendirme yapıldığı, özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığı, haberin bu haliyle hukuka uygunluk unsurlarını taşıdığı anlaşılmakla istemin tümden reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda (1 ve 2) numaralı bentte gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalılar B. A. ve B. Kı.'in diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, 23.09.2014 tarihinde oybirliğiyle, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy