(2577 S. K. m. 2)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.5.2010 gününde verilen dilekçeyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28.6.2013 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan raporla dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, kamulaştırma bedeli üzerine konan haczin uygulanmaması sebebiyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı DSİ Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu olayda, davacı tarafından yapılan takip sebebiyle dava dışı borçlunun haczedilen taşınmazının, davalı tarafından kamulaştırıldığı, bedel tespiti ve tescil davasının açıldığı, davalıya borçlunun hak ve alacaklarının haczedildiği yazısının gönderilmesine rağmen, davalının mahkemece tespit edilen bedeli üzerinde haciz bulunduğu bildirilmeden borçlu adına bankada açılan hesaba yatırıldığı, bankaya bilgi verilmeden yatırılan paranın hesaba haciz koyduran başka bir icra dosyası alacaklısına ödendiği, davalının kusuru sebebiyle alacağın tahsil edilemediği, bundan dolayı davalının sorumluluğunun bulunduğu ileri sürülmüştür.
Davalı DSİ Genel Müdürlüğü bir kamu tüzel kişisidir. Anılan tüzel kişiliğin eylem ve işlemleri kamusal nitelikte olup kamu hizmeti kavramı çerçevesindedir. İstemin ileri sürülüş ve olayın gerçekleşme biçimine göre davanın anılan davalıya yöneltilmesinin nedeni de davalı idarenin hizmet kusurundan doğan zararın ödetilmesi istemidir. 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 2/1-b maddesi gereğince bu tür istemlerin tam yargı davası olarak idari yargı yerinde açılacak davada ileri sürülmesi gerekir.
Mahkemece, davalı idare yönünden uyuşmazlığın çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu benimsenerek yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği sebebiyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 28.01.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy