MAHKEMESİ : Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 26/02/2014
NUMARASI : 2012/106-2014/118
Davacı M.. İ.. tarafından, davalı H.. Ç.. aleyhine 09/09/2011 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26/02/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı H.. Ç.. tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Dava dışı F. G.'in vekili sıfatıyla davalı tarafından açılan manevi tazminat davasının dava dilekçesinde, davacı ile ilgili olarak kullanılan: "...Davalı vehimli zihnin ve hastalıklı hayal gücünün tesiriyle kendi köyünde yaşayan köy sakinleri ve akraba olduğu kişiler hakkında çete kurarak kendilerine işkence ve hakaret ettikleri..." sözlerinin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu ileri sürülerek manevi tazminat isteminde bulunulmuştur.
Cevap dilekçesinde, dava konusu sözlerin davacının asılsız isnat ve iftiralarını dile getirmeye yönelik olduğu savunulmuştur.
Mahkemece, hukuka aykırılık benimsenmiş ve yazılı biçimde karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, davacının dava dışı F.G. ve birçok kişi hakkında yetkili makamlara şikayet dilekçeleri sunduğu; şikayet konusu edilen hususlarda işlem yapılmasına yer olmadığına karar verildiği; haksız şikayet hukuksal nedeniyle dava dışı F. G.tarafından manevi tazminat davası açıldığı ve dava dilekçesinin avukat sıfatıyla davalı tarafından düzenlendiği; kısmen kabul kararının temyiz incelemesi sonucunda bozulduğu ve manevi tazminat isteminin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Anayasa’nın Hakların Korunması İle İlgili Hükümler başlığı altında düzenlenen 36. maddesinde; herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma hakkına sahip olduğu yer almıştır. Bu düzenleniş biçimi itibariyle kişinin hak arama özgürlüğünün güvence altına alındığı görülmektedir.
Davalının müvekkili dava dışı F. G. hakkında, davacı tarafından verilen şikayet dilekçelerinde ifade edilen suçlamaların niteliği ve kullanılan sözlerin ağırlığı göz önünde tutulduğunda; davalı, kendisine tanınan iddia hakkını hukuka uygun sınırlar içinde kullanan durumundadır. Şu durumda davanın reddi gerekir. Mahkemece, kısmen kabul kararı verilmesi yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre, öteki temyiz itirazlarının ise incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 01/12/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy