(2330 S. K. m. 3)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 14.5.2013 gününde verilen dilekçeyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28.10.2013 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının diğer temyizine gelince; dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davalılardan U. E. hakkındaki istemin reddine, diğer davalı M. K. hakkındaki istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı idare, davalılardan M. K.'nun haksız eylemiyle yaralanan dava dışı polis memuruna 2330 Sayılı Kanun gereğince ödediği miktarın rücuen tazmini isteminde bulunmuştur. Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın davalılardan M. K. yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 2330 Sayılı Kanunda belirlenen yönteme uyulmamış olup, 2330 Sayılı Kanunun 3. maddesi 1. fıkrasının (a) ve (b) bentlerine uygun olmayan yöntemle, en yüksek devlet memuru brüt aylığının 60 katı esas alınarak hesaplama yapılmıştır.
Şu durumda, rücunun kapsamının 2330 Sayılı Kanun'un 3. maddesi esas alınmak suretiyle olay tarihindeki en yüksek devlet memuru brüt aylığının 100 katı tutarının iş ve gücüne engel bulunan her gün için %1 oranında yapılacak hesaplamayla belirlenmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı yararına bozulmasına, davacının diğer temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte gösterilen sebeplerle reddine, 25.02.2015 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy