(818 S. K. m. 60)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.3.2013 gününde verilen dilekçeyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17.9.2013 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, haksız el koyma sebebiyle uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece; davanın davacı Ş.S. yönünden kısmen kabulüne, davacı A.S. yönünden kabulüne karar verilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar vekili, kaçakçılık suçu sebebiyle davacıların hayvanlarına el konulduğunu ancak yapılan yargılama sonucunda sanık olarak yargılanan davacıların beraat ettiğini ve el konulan hayvanların sanıklara iadesine karar verildiğini, hayvanlara haksız olarak el konulması sebebiyle oluşan kazanç kaybının tazminini istemiştir.
Davalı süresinde verdiği cevap dilekçesiyle zamanaşımı definde bulunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacının ceza dosyasında beraat ettiği ve hayvanların iadesine karar verildiği, el koyma tarihiyle dava tarihi arasında davacının kazanç kaybı olduğu gerekçesiyle alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın davacı Ş.S. yönünden kısmen kabulüne, davacı A.S. yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Haksız eylemin gerçekleştiği tarihte ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanununun 60/1 maddesine göre zamanaşımı haksız eylemin ve failinin öğrenilmesinden itibaren 1 yıl her halükarda 10 yıldır. Aynı Kanunun 60/2 maddesine göre haksız eylem aynı zamanda suç teşkil ediyorsa suç için yasada öngörülen çıplak ceza zamanaşımının uygulanacağı açıktır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacılar hakkında Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2004/54 esas 2004/125 karar numaralı dosyasında yapılan yargılama sonucunda sanıkların beraatine, el konulan hayvanların iadesine karar verilmiş; karar davacılara tebliğ edilmiş temyiz edilmeden 25.12.2004 tarihinde karar kesinleşmiştir. Şu durumda; davacılar iade kararının kararın tebliğ tarihi itibarıyla zararı ve faili öğrenmiştir. Ceza mahkemesi kararı tebliğ edilerek kesinleşmiştir. Davalı da süresinde zamanaşımı definde bulunmuştur. Ceza mahkemesi kararının kesinleştiği 25.6.2004 tarihiyle dava tarihi olan 24.1.2012 tarihi arasında, 818 Sayılı B.K.nın 60/1 maddesindeki bir yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığı anlaşıldığından iş bu davanın zamanaşımından reddi gerekirken mahkemece yanılgılı değerlendirmeyle esasa girilerek karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 12.05.2015 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy