MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Birleşen ... Aile Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasında;
Asıl davada davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 21/11/2013 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istenmesi ve birleşen davada davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 24/06/2014 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen 10/03/2017 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekilince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Asıl ve birleşen dava, haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Asıl davada davacı vekili; müvekkili ile evli olan davalının, boşanma davası devam ederken başka kişilerle ilişki yaşayarak sadakat yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davalının bu eylemleri nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının zarar gördüğünü belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Birleşen davada davacı vekili; davalı ile müvekkilinin boşanmalarına ilişkin karar henüz kesinleşmeden, davalının müvekkilini birden fazla kişiyle aldattığını, davalının bu eylemlerinin müvekkilinin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu belirterek uğranılan manevi zararın davalıdan tazmini isteminde bulunmuştur.
Asıl ve birleşen dosyalarda davalılar; davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece; her iki tarafın da sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, tarafların bu ihlallerinin hukuka aykırı olduğu ve kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği, gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Asıl dava ve birleşen dava TMK’nın 174/2. maddesine dayanılarak açılan ve sadakat yükümlülüğünün ihlalinden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Dosya kapsamına göre mahkemece yapılan yargılama sonucunda, tarafların eşit kusurlu oldukları ve anılan hüküm gözetildiğinde eşit kusur halinde tarafların birbirlerinden maddi veya manevi tazminat talep edemeyecekleri anlaşılmaktadır. Şu durumda mahkemece, asıl ve birleşen davaların tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 07/12/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy