MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen kararın davacılar vekili, davalılar ... ve ... vekili, davalı ... vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
-K A R A R-
Davacılar vekili; davalıların işleteni, sürücüsü, trafik ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın, davacı ...'ın idaresindeki araca çarpmasıyla oluşan kazada davacının yaralandığını ve işgöremez hale geldiğini, tedavi sürecinde birçok gider yapmak zorunda kaldığını, tüm davacıların manevi zarara uğradıklarını belirterek, şimdilik 5.000,00 TL. maddi ve 75.000,00 TL. manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiş; 18.06.2019 tarihli artırım dilekçesiyle, maddi tazminat taleplerini 107.086,32 TL'ye yükseltmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 107.086,32 TL. maddi ve 15.000,00 TL. manevi tazminatın davalı ... için dava ve diğer davalılar için kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte müteselsilen tahsiline; diğer davacıların manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, tüm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine; özellikle, konusunda uzman bilirkişi heyeti tarafından oluşa ve dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen 23.05.2017 tarihli rapordaki kusur oranlarının ve tazminatın usulünce hesap edildiği 10.06.2019 tarihli aktüer raporundaki hesap biçiminin benimsenmesinde bir usulsüzlük görülmemesine; davacının kazadaki yaralanmasının niteliğine göre müterafik kusurlu sayılmasını gerektirecek somut delil bulunmadığı için, tazminattan bu nedenle indirim yapılmayışının yerinde görülmesine; davacı ... için manevi tazminatın takdirinde TBK'nun 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... vekilinin diğer bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Sözkonusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak aldırılan Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu'nun 05.07.2017 tarihli raporunda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 5,1 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde 30/03/2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellerin kullanılması gerekirken, 11/10/2008 tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ekindeki cetveller kullanılmış olup, raporun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe göre düzenlenmiş bir rapor olmadığı açıktır.
Davalıların itirazı üzerine aldırılan Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen ve davacı için % 12 maluliyet oranı belirleyen 05.07.2017 tarihli raporun ise, 30/03/2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre düzenlendiği görülmektedir. Kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan doğru yönetmeliğe göre düzenlenen rapordaki % 12 maluliyet oranının hükme esas alınması gerektiği düşünülebilirse de; davacı taraf, 05.07.2017 tarihli rapordaki % 5,1 maluliyet oranına bir diyecekleri olmadığını 18.10.2017 tarihli celsede beyan etmiştir. Bu itibarla; davacı taraf, maluliyet oranı hususunda kendisini sınırladığından, davacının maluliyet oranı bakımından talebini (% 5,1 oranı ile) aşacak biçimde, % 12 maluliyet oranı üzerinden hesap yapan rapora göre karar verilmesi, 6100 sayılı HMK'nın 26/1. maddesindeki taleple bağlılık kuralına aykırıdır.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; 05.07.2017 tarihli rapordaki % 5,1 maluliyet oranı üzerinden (karar bu hususta sadece davalı tarafça temyiz edildiğinden, önceki karara esas alınan 10.06.2019 tarihli aktüer raporundaki diğer veriler aynı kalmak ve işlemiş/ işleyecek devre hesabında 2019 yılının esas alınmak suretiyle) hesap yapılması için ek rapor alınıp karar verilmesi gerekirken, davacı talebi de aşılarak karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacının kaza nedeniyle uğradığı işgöremezlik zararına ilişkin hesaplamaların yapıldığı ve mahkeme tarafından da benimsenen 10.06.2019 tarihli bilirkişi raporunda, davacı için 11.505,22 TL. geçici işgöremezlik tazminatı hesaplandığı; davacıya kaza nedeniyle yapılmış ... ödemesi olmadığı gerekçesiyle, tazminattan herhangi bir indirim yapılmadığı görülmektedir. Oysa, Dairemizin geri çevirmesi üzerine dosyaya kazandırılan ... 1. İş Mahkemesi'nin 2019/526 Esas sayılı dosyasında, dava dışı ... tarafından davacıya ödenen (fer'ileriyle birlikte) 16.116,07 TL. geçici işgöremezlik tazminatının rücusu için eldeki davanın davalıları aleyhine rücu davası açıldığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, bilirkişi raporundaki hesaplama hatalı olup bu rapora göre hüküm tesisi de eksik inceleme mahiyetindedir.
Bu durumda mahkemece; davaya konu edilen zarara ilişkin olarak davacının ...'dan tahsil ettiği bedel için davalıların sorumluluğunun bulunmayacağı, zarar görenin aynı zarar için iki kez ödeme alarak sebepsiz zenginleşmesinin önlenmesi gerektiği hususları gözetilmek suretiyle; ... Başkanlığı'nın davalılar aleyhine açtığı rücu dava dosyası da
dikkate alınarak, yapılan geçici işgöremezlik ödemesinin tazminattan düşülmesiyle hüküm tesisi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
4-Davacı ... dışındaki davacılar, davaya konu kaza nedeniyle aile bireyi olan ...'ın ağır bedensel zarara uğramasından duyulan üzüntü nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunmuş; mahkemece, diğer davacıların zararlarının yansıma yoluyla oluşan zarar olduğu gerekçesiyle manevi tazminat taleplerinin reddine karar vermiştir. Oysa, kalıcı maluliyete uğrayacak biçimde yaralanan davacı ...'ın annesi- babası- kardeşi ve nişanlısı olan davacıların TBK'nın 56/2. maddesi gereği, manevi tazminat talep hakkı bulunmaktadır. Tüm bu nedenlerle; davacı ...'ın aile bireyi olan diğer davacılar lehine, TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne ve hakkaniyete uygun, makul miktarlarda manevi tazminatın hüküm altına alınması gerekirken, yazılı biçimde taleplerin reddi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... vekilinin, diğer tüm temyiz itirazlarının REDDİNE; hükmün, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalılar yararına ve (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ve davalılar ... ve ... ile davalı ... Şirketine geri verilmesine 20/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy