MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/11872 esas ve 2019/5346 karar sayılı ilamında “Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporunda davalının kaza sırasında kask takmaması nedeniyle %15 oranında müterafik kusurlu olduğunun belirtildiği, mahkeme %15 oranındaki müterafik kusur değerlendirilmeden yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı” gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, davacılardan... yönünden 20.535,21 TL, davacılardan ...yönünden 27.492,71 TL maddi tazminatın davalı ... bakımından olay tarihinden, davalı ... Sigorta AŞ açısından 05/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ve poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere tahsiline, her bir davacı için 30.000,00’ar TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsiline karar verilmiştir.
Karar davalılardan ... Sigorta AŞ vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde davalılardan ...’nun yargılama sırasında 09/10/2018 tarihinde vefat ettiği, mahkemece verilen ilk kararın Yargıtay 17. Hukuk Dairesince bozulması üzerine Yargıtay bozma ilamı, duruşma günü ve gerekçeli kararın anılan davalının ölümü ile vekalet görevi sona eren yargılama sırasındaki vekiline tebliğ anlaşılmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 55. maddesinde; "Taraflardan birinin ölümü hâlinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir." hükmü düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 28/1. maddesi uyarınca; dava devam ederken taraflardan birinin ölümü halinde ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu durumda, mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların mal varlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümüyle konusuz kalmaz. Ölen tarafın mirasını reddetmeyen mirasçılarının, davayı mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte takip etmeleri gerekir. Ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar
Kanunu’nun 513. maddesi “Sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça sözleşme, vekilin veya vekâlet verenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflası ile kendiliğinden sona ermiş olur. Bu hüküm, taraflardan birinin tüzel kişi olması durumunda, bu tüzel kişiliğin sona ermesinde de uygulanır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Şu durumda, mahkemece davalılardan ...’nun mirasçılarının usule uygun şekilde davadan haberdar edilmeleri ve bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması gerekirken, yukarıda anılan usul hükümleri dikkate alınmadan hüküm kurulması, usul ve yasaya uygun olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalılardan ... Sigorta A.Ş’nin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...Ş'ye geri verilmesine 11/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy