(765 S. K. m. 210, 503)
Dava: Kadirli ilçesi Cezaevi gardiyanı bulunduğu sırada ikna suretiyle irtikâpta bulunmaktan sanık R.nin yapılan yargılaması sonunda TCK. nun 210/1-son 80, 59 ve 227 son maddeleri gereğince neticeden bir sene 11 ay 10 gün ağır hapis cezasıyla mahkumiyetine ve müebbeten memuriyetten mahrumiyetine dair Kozan Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.09.1977 gün ve 1977/24 esas 1977/69 karar sayılı hükmün süresi içinde duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş ve şartı yerine getirilmiş olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle dosyadaki kağıtlar okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kabule göre TCK. nun 29. maddesindeki sıra gözetilmeksizin 80. maddenin irtikâp edilen miktarın azlığından dolayı tatbik edilen tahfif sebebinden sonra uygulanması tayin edilen ceza miktarına göre sonuca etkili görülmemiştir.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre sanığın sübuta ait temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine,
Ancak : Olay; Kadirli Cezaevi Gardiyanı olan sanığın, zorla kadın kaçırmak suçundan tutuklu olup haklarındaki son soruşturmanın Kozan Ağır Ceza Mahkemesinde açılması üzerine bu yer cezaevine nakledilmeleri gereken M., M.Y. ve A.nın nakil hazırlıkları ile uğraştıkları sırada bunlara Bana para verirseniz, bende sizinle Kozana gelir, sizi hücreye koydurmam, saçlarınızı kestirmem diyerek onları bu vaatle kandırıp ikna etmek, ve bu iş için önce Kadirlide ve sonra da birlikte gittikleri Kozan Cezaevinde iki defada ceman 300 lira parayı bunlardan almaktan ibarettir.
Mahkemece de olay bu şekilde kabul edildiği halde eylem TCK. nun 210. maddesinin 1. fıkrasına uygun olarak nitelendirilmiş ve bu suretle mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
TCK. nun 210. maddesindeki ikna suretiyle irtikâp suçu, yasal olarak ödenmesi gerekmeyen bir paranın ödenmesi lüzumuna memurun ferdi ikna etmesiyle oluşur. Burada fert ödediği paranın gayri meşru olduğunu bilmez, bu hususta memur yalan beyanları ile kendisini ikna etmiş durumda olup mağdurun rızası memur tarafından aldatılmak suretiyle elde edilmiş ve ödemenin gerektiği hususunda kandırılmıştır. Mağdur kendisinden istenenin haksız olduğunu biliyorsa ikna suretiyle irtikâptan bahsedilemez.
Olayda da; Kozan Cezaevine nakledilmek için hazırlandıkları sırada Kadirli Cezaevi Gardiyanı bulunan sanık şikayetçilere Bana para verirseniz sizinle Kozana gelir, sizi Kozan cezaevinde hücreye tecrit odasına sokturmam saçlarınızı kestirmem diyerek soyut yalan söylemek ve sıfatı itibarıyla itimat telkin etmek suretiyle onları aynı sözle de olsa ayrı ayrı kandırmış ve ceman 300 liralık menfaat temin etmiştir. Burada şikayetçilerin kendilerinden talep ve istihsal olunan paranın haksız olduğunu bilmediklerinin kabulü olanaksızdır. Müştekiler sanığa gardiyan olması dolayısıyla Kozan Cezaevinde tanıdıkları nezdinde tavassutta bulunacağı ve bu suretle de tecrit odasına konulmalarının ve saçlarının kesilmesinin önleneceğine inandırarak ve ödemenin gayrı meşru olduğunu bilerek suça konu olan parayı vermişler ve tecrit odasına konulup saçlarının da kesilmesi üzerine dolandırıldıklarını anlayıp şikayetçi olmuşlardır.
Sonuç olarak:
Sanığın bana 300 lira verirseniz sizinle Kozana gelir, sizi hücreye koydurmam, saçlarınızı kestirtmem şeklinde soyut yalan söylemekle yetinmiş bulunması itibariyle eyleminde hükümlendirildiği maddedeki suç unsurları oluşmadığının ve sanığın sıfatı, mağdurların durumu ve olayın niteliği itibarıyla eylemin TCK. nun 503. maddesi unsurlarını kapsamış olduğunun gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması
2 - Kabule göre muhtelif şahıslara karşı vaki irtikâpta kast birliğinden bahsolunamayacağının ve sanığın her şahsa vaki olan eyleminin ayrı bir irtikâp suçunu oluşturacağının göz önüne alınmaması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve temyiz itirazları ile tebliğname içeriği bu itibarla yerinde olduğundan hükmün 2 nolu bozma sebebine göre ceza miktarı bakımından kazanılmış hak saklı kalmak üzere CMUK. nun 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sanık R.nin salıverilmesine ve başka bir suçtan hükümlü ve tutuklu bulunmadığı takdirde derhal salıverilmesinin mahalline telle bildirilmesi için Cumhuriyet Başsavcılına müzekkere yazılmasına depo parasının geri verilmesine 28.12.1977 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy