(1412 S. K. m. 365) (2908 S. K. m. 85)
Dava: Zimmet, sahtecilik, görevi suiistimal, 2908 sayılı kanuna muhalefet suçlarından sanık E. T.nin yapılan yargılaması sonunda; 2908 sayılı kanunun 85/2 TCK'nin 80, 59, 647 sayılı kanunun 4. maddeleri gereğince 933.333 lira ağır para cezasıyla mahkumiyetine dair Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen 27.6.1996 tarih ve 325/128 sayılı kararın temyiz yoluna gidilmeden kesinleşmesini müteakip sanık tarafından vukü bulan iade-i muhakeme talebinin reddine dair aynı mahkemeden verilen 29.7.1997 tarihli karara vaki itirazın keza reddine dair kararın yazılı emir yoluyla kaldırılması isteminin Dairemizin 2.10.1997 tarihinde reddedilmesinden sonra, adı geçenin tekrar yargılamanın yenilenmesini istemesi üzerine, bu kez önceki mahkumiyet hükmünün iptali ile sanığın yüklenen suçlardan beraatına dair Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 13.2.1998 tarih ve 1995/325 Esas, 1996/128 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi müdahiller tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığı'ndan tebliğname ile Daire'ye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 1- Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1995/439 Esas sayılı dosyasında SSK Mensupları Eğitim ve Dinlenme Tesisleri Derneği'ni temsile yetkili olarak atanan adı geçen dernek kayyımlarının, bu dosyada derneği temsile ve hükmü temyize yetkileri bulunmadığından ve bu istemlerinin reddine ilişkin olarak verilen ek karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan, temyiz itirazlarının reddiyle ek kararın bu bölümünün ONANMASINA,
2- Yargılama süresinde suçtan zarar gördüğünü iddia ederek Kamu davasına usulen katılma talebinde bulunmayan ve müdahil sıfatını almayan SSK Genel Müdürlüğü vekili ile dernek üyesi olduğunu iddia eden D. I. ve arkadaşları vekillerinin hükmü temyize yetkileri bulunmadığından temyiz istemlerinin CUMK'nin 317. maddesi uyarınca reddine,
3- Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu Genel Başkanlığı vekillerinin temyiz itirazlarına gelince;
20.8.1993 tarihli iddianameyle sanık E. T. ve arkadaşlarının zimmet, sahtecilik ve görevi suiistimal suçlarından cezalandırılması istemi ile açılan kamu davasının Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan yargılaması sonucunda adı geçenin atılı suçlardan beraatına karar verildiği, kamu davasına müdahil olan SSK Mensupları Eğitim ve Dinlenme Tesisleri Derneği vekilince kararın temyiz edildiği, Dairemiz sanıkların üç ayrı eylemiyle 2908 Sayılı Dernekler Kanunu'nun 85/2. maddesinde yazılı suçu işlediklerini belirterek beraat kararını bozduğu, yerel mahkemenin beraata mütedair eski kararında direndiği, katılan dernek vekilinin bu kararı temyiz etmesi üzerine, Yargıtay Ceza Genel Kurulu Dairemizin görüşü doğrultusunda sanıkların 2908 Sayılı Dernekler Yasası'nın 85/2. maddesi uyarınca mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiğinden bahisle, direnme kararını oybirliği ile bozduğu, bu karara uyan yerel mahkeme sanık E. T. ile diğer iki sanığın mahkumiyetlerine karar verip cezalarını ertelediği, bu karar temyiz edilmeyerek 9.9.1996 tarihinde kesinleştiği, adı geçenin bu sefer 28.7.1997 tarihli dilekçesiyle ve ekinde bir takım belgeler ibraz ederek yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunduğu, ileri sürülen hususlar daha önceki yargılama aşamasında nazara alındığı belirtilerek, bu istemin duruşma açılmadan reddedildiği, itiraz üzerine merci Ağır Ceza Mahkemesi de benzer gerekçelerle itirazı reddettiği, bu kez adı geçen bu ret kararının yazılı emir yoluyla kaldırılması için Adalet Bakanlığı'na müracaat ettiği, Bakanlık da yazılı emir yoluyla kesinleşen kararın bozulmasını talep ettiği, Dairemiz ileri sürülen iddia ve belgelerin kesinleşen yargılama süreci içinde nazara alındığını ve dosya içerisinde mevcut olduğunu ve yeni deliller dermeyan edilmediğini belirterek, bu talebi 2.10.1997 tarihinde reddettiği, adı geçenin bu sefer 23.12.1997 tarihli dilekçesiyle ve ekinde ibraz ettiği, öncekilerine benzer bir takım belgelerle kesinleşen hükmü veren yerel Ağır Ceza Mahkemesi'nden tekrar yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunduğu, delilleri naip hakim marifetiyle toplayan mahkemenin 6.2.1998 günü yaptığı tensiple 18.2.1998 günü duruşma açarak adı geçenin suçsuz olduğu kanaatiyle daha önceki mahkumiyet hükmünü iptal ederek, bu kez beraat kararı verdiği, davanın tarafı olan ve önceki kararları temyiz eden katılan derneğin bu kararı temyiz etmediği, temyiz yetkisi bulunan C. Savcısının da hükmü temyize getirmediği, adı geçenin 2908 Sayılı Yasa'nın 85/2. maddesinden kesinleşen mahkumiyeti nedeniyle, sendikanın itibar kaybettiğini ve zarara uğradığını iddia ederek, katılma talebinde bulunan Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu Genel Başkanlığı'nın mahkumiyet hükmü kesinleşene kadar devam eden yargılama sürecinde katılma talebinde bulunmadığı halde, bu mahkumiyet kararının iptali ve beraat kararı verilmesi için yapılan bu son başvuru nedeniyle davaya katılma isteminde bulunduğu, kamu davasında katılan sıfatını alabilmek için suçtan zarar görülmesinin zorunlu olduğu bu zararın doğrudan oluşması gerektiği ve dolaylı zararlar nedeniyle kamu davasına katılmanın söz konusu olamayacağı, CUMK'nin 365. ve takip eden maddelerin gereği olup, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşmiş görüşlerinin de bu doğrultuda olduğu, E. T.yi sadece SSK Yönetim Kurulu'nda görevlendiren Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nun, bahse konu dernek mal varlığına yönelik eylemler nedeniyle doğrudan doğruya zarara uğradığından söz edilemeyeceği, kaldı ki adı geçenin hükümlendirildiği suçun Devlet İdaresi Aleyhine İşlenen Cürümler babında da yer almadığı, 2821 Sayılı Yasa uyarınca çalışma hayatından, mevzuattan, toplu iş sözleşmelerinden, örf ve adetten doğan konularda işçilerin haklarını korumak amacıyla davalarda temsil ve husumet ehliyeti bulunan Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu Genel Başkanlığı'nın dolaylı zararlara dayanarak bu kamu davasına katılması ve verilen kararı temyiz etmesi mümkün olamayacağı ve bu nedenlerle işin esasına girilip temyiz incelemesi yapılamayacağı anlaşıldığından, Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu Genel Başkanlığı (TÜRK-İŞ) vekillerinin temyiz istemlerinin CUMK' nin 317. maddesi uyarınca REDDİNE ve temyiz incelemesi yapılmadan kesinleşen karara karşı yazılı emir yoluna başvurulması konusunun mahalli C. Başsavcılığı'nca değerlendirilmesi gerektiğine, 21.5.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy