(765 S. K. m. 55/3, 80, 415, 416) (1412 S. K. m. 257) (2253 S. K. m.12/2)
Dava: 15 yaşını bitirmeyen mağdurun müteselsilen ırzına geçmekten sanıklar Mehmet, Selahattin, Hakan, Serkan, Adem, Adem, Mehmet Ali, Ramazan, Ali, Uğur ve Akhan yapılan yargılamaları sonunda; TCK. nın 414/1, 417, 80, 65/3, 55/3, 59/2, 2253 Sayılı Kanunun 12/2 maddeleri gereğince sanıklar Mehmet, Hakan ve Mehmet Ali 3'er yıl 7'şer ay 22'şer gün hapis, sanık Selahattin'in 1 yıl 9 ay 25 gün hapis, sanık A. Erdoğan'ın 4 yıl 10 ay 10 gün ağır hapis, Adem, Ali Salkım'ın 4'er yıl 2'şer ay ağır hapis, sanıklar Serkan ve Ramazan'ın 3'er yıl 1'er ay 15'er gün hapis, sanıklar Uğur ve Akhan'ın 1'er yıl 6'şar ay 22'şer gün hapis cezasıyla mahkumiyetlerine dair Konya 1.Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.10.1998 gün ve 1994/128 Esas, 1998/112 Karar sayılı hükmün süresi içinde duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi sanıklar vekilleri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 5.7.2000 Çarşamba duruşma saat 14.00 günü tayin olunarak sanıklar vekillerine davetiye gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından Semih hazır olduğu halde oturum açıldı.
Sanık Ramazan adına Avukat ve sanıklar Mehmet Ali, Selahattin, Hakan, Mehmet ve Serkan adlarına tebligatları alan Avukatların duruşmaya gelmedikleri anlaşıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanıklar Adem ve Adem adlarına gelen avukat Mehmet Güleç huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanıklar Adem ve Adem haklarında DURUŞMALI sanıklar Serkan, Mehmet, Hakan, Selahattin, Mehmet Ali ve Ramazan haklarında DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanıklar vekili temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkilleri haklarındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay C.Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanıklar vekili savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 12.7.2000 Çarşamba saat 14.00'e bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Karar: Suç duyurusunda bulunulmasına ilişkin kararın temyizi olanaklı olmadığından sanıklar Selahattin, Hakan, Ali ve Mehmet Ali vekillinin bu hususa yönelik temyiz isteminin CMUK. un 317. maddesi uyarınca reddine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
15 yaşını bitirmeyen sanıkların bulunduğu bir kısım oturumların gizli yerine açık yapılması telafisi mümkün olmadığından, fiile bağlı 80. maddenin şahsa bağlı 417. maddeden sonra uygulanması ve sanık M. Çoban ile S. İşbilir'e verilen cezalardan 2253 sayılı yasanın 12. maddesi ile indirim yapılırken ayların yıla çevrilmesi sonuç ceza doğru tayin edildiğinden ve asgari hadden ceza tayinine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre sanık Mehmet, Adem, Hakan, Mehmet Ali, Akhan ve Ali Salkım haklarında verilen mahkumiyet kararları usul ve yasaya uygun olduğundan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün bu sanıklara ilişkin bölümlerinin ONANMASINA,
Diğer sanıklar Selahattin, Adem, Serkan, Ramazan, Uğur temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre sanıklar Adem, Serkan ve Ramazan haklarındaki kurulan hükümlere yönelik sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1- İddianamede sanık Selahattin mağdurun ırzına tasaddide bulunduğundan sanık Uğur ise mağdurun ırzına geçtiğinden bahisle dava açıldığı, sanık Selahattin'in diğer sanıklar Adem ve Adem ırza geçme eylemine sanık Uğur'un da diğer sanıklar Serkan ve Ramazan eylemine iştirak ettiklerine dair bir niteleme ve dava bulunmadığı gibi sonradan ek iddianameyle bu eylemlerden ötürü davada açtırılmadığı halde CMUK.un 257. maddesine aykırı olarak sanık Selahattin ve Uğur yazılı şekilde hükümlülüklerine karar verilmesi,
2- İddianamede sanık Adem suç teşkil eden eylemlerinin 1993 yılı itibariyle sınırlandırılması nedeniyle 1992 yılı Haziran ayında mağdurun ırzına geçmesi eyleminin teselsüle esas alınamıyacağı gibi 1993 yılında mağdurun birden fazla ırzına geçerek eylemini teselsül ettirdiğine ilişkin kanıt ve gerekçe de gösterilmeden adı geçen sanığa ırza geçme suçundan verilen cezanın 80. maddesi ile arttırıma tabi tutulması,
3- Sanıklar Serkan ve Ramazan 1993 yılı Kasım ayının ilk haftasındaki bir gün Pazaryerindeki umumi tuvaletin kabininde sırayla cinsel organlarını mağdurun anüsüne sürtüp bacak aralarında dolaştırmakla yetindikleri, gerek mağdurun beyanları, gerekse adı geçen sanıkların aşamalardaki savunmaları ve tüm dosya içeriğinden anlaşıldığı ve ırz ve namusa tasaddi boyutunda kalan eylemlerinden dolayı TCK. nın 415/1. maddesiyle cezalandırılmaları gerektiği halde yazılı şekilde ırza geçme suçundan hüküm kurulması,
4- Kabule göre de;
Sanık S. İşbilir'in en son iştirak ettiği ırza geçme eylemi okulların açıldığı 13.9.1993 tarihinden 1 ay sonra yani 13.10.1993 tarihinde işlendiği ve bu tarih itibariyle 9.10.1978 doğumlu sanığın 15 yaşını bitirdiği anlaşıldığı halde verilen cezasından TCK. nın 55/3. maddesi yerine 2253 sayılı yasanın 12/2. maddesi ile indirim yapılması,
Yasaya aykırı, temyiz itirazları ve duruşmalı inceleme sırasındaki sanık Adem vekilinin savunmaları bu itibarla yerinde görüldüğünden sanık S. İşbilir yönünden kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla hükmün bu sanıklara ilişkin bölümlerinin CMUK. un 321 ve 326. maddeleri gereğince BOZULMASINA, 12.07.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy