(765 S. K. m. 46, 59, 64, 74, 81, 429, 456) (4616 S. K. m. 1)
Dava: Zorla kaçırıp alıkoyma ve ırza tasaddi suçlarından sanık Adem ..., alıkoyma suçuna katılmak ve müessir fiilde bulunmaktan sanıklar İsmail ..., Hafize ..., Rafet ... ve Hüseyin ...in yapılan yargılamaları sonunda; TCK.nun 64/1-2, 429/1, 456/4, 59, 81/1, 74, 46. maddeleri gereğince sanıklar Hafize ile Hüseyinin 2 şer yıl 6 şar ay ağır hapis, sanık Rafetin 2 yıl 9 ay ağır hapis, sanık İsmailin 2 yıl 6 ay ağır hapis, 5 ay hapis cezasıyla mahkumiyetlerine, sanık Adem hakkında ceza tertibine yer olmadığına dair Burdur Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 4.5.1999 gün ve 1996/12 Esas, 1999/66 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık Hüseyin ve Rafet ile diğer sanıklar vekilleri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık Adem vekili ile sanık Rafet ...in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanık Rafetin tekerrüre esas 2 yıl hapis cezasından ibaret sabıkası dikkate alındığında meşruten tahliye hükümlerinden yararlandığı için 4616 sayılı Yasanın uygulanamayacağı anlaşılmakla bu sanık hakkında kurulan zorla kaçırıp alıkoyma suçundan usul ve yasaya uygun olan mahkumiyet hükmü ile sanık Adem Asara ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın ONANMASINA,
Sanıklar İsmail ve Hafize ... vekili ile sanık Hüseyin ...in zorla kaçırıp alıkoyma suçuna yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
4616 sayılı 23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıvermeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanunun 22.12.2000 tarihinde 24268 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmesi karşısında;
Uygulama maddesinde öngörülen hürriyeti bağlayıcı cezanın üst sınırı, suç tarihinin 23 Nisan 1999dan önceye ait olması ve sanıklara yükletilen suçun kanunun 1. maddesi 5. fıkrasındaki kapsam dışı suçlar içinde yer almaması gözetilerek, 6. fıkrasında öngörülen koşullar araştırıldıktan sonra 4. fıkrası uyarınca davanın ertelenmesine yer olup olmadığının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sanık İsmail ... hakkında zorla ırza tasaddi suçuna azmettirme eyleminden kurulan hükme yönelik temyiz itirazına gelince;
Mağdurenin sanık Adem ile evlendirmek amacı ile kaçırılıp sonradan butlan sebebiyle iptal edilmiş olsa dahi evlendirilip 20 gün kadar bu beraberliğin sürdüğü kızlık bozmanın da bu sürede içinde ika edildiği oluşa uygun olacak kabul edildiğine nazaran şehevi amaçla işlendiği anlaşılan bu eylemin ırz ve namusa tasaddi suçunu oluşturacağı gözetilmeden nitelikte yanılgıya düşülerek sanık İsmail ...ın yazılı şekilde müessir fiile azmettirmekten cezalandırılması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanıklar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı kazanılmış hak saklı kalmak kaydı ile CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri gereğince BOZULMASINA, 21.05.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy