(765 S. K. m. 33, 55, 414)
Dava: Irza geçmekten sanık Raşit ın yapılan yargılanması sonunda; TCK. nun 414/2, 55/3. maddeleri gereğince 6 yıl 8 ay ağır hapis cezasıyla mahkumiyetine, hakkında 33. maddenin tatbikine dair Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.5.2001 gün ve 2000/323 Esas, 2001/218 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1- Sanık vekili 21.11.2000 günlü dilekçe ekinde sunmuş olduğu ... Hastanesinde Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doktor ... Öztürk tarafından 10.10.2000 tarihli olarak düzenlenen ve sanık polikliniğimizde defresif uyum bozukluğu tanısıyla tedavisi edilmektedir. En son 3.12.1999 tarihinde kontrole gelmiştir şeklindeki rapor ile Tekirdağ Devlet Hastanesinde Psikiyatri uzmanı Doktor ... Bülent tarafından düzenlenen 6.12.2000 tarihli ve 25.9.2000 günü itibariyle iddia olunan zorla ırza geçmek suçuna karşı olay tarihinde ve halen cezai ehliyeti tamdır. Adli müşahade altına alınmasına gerek yoktur şeklindeki rapor arasındaki çelişki üzerinde durularak sanığın Guraba Hastanesindeki tedavi ve müşahade kağıtları da getirtilerek suç tarihinde işlediği iddia olunan ırza geçme suçundan dolayı ceza ehliyetinin kısmen veya tamamen kaldıracak derecede akıl hastası olup olmadığı konularında tam teşekküllü bir sağlık kurulundan rapor alınması, gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan da mütalaa alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Tekirdağ Devlet Hastanesinde uzman olmayan Doktor tarafından düzenlenen 26.9.2000 günlü raporda başka bir açıklama yapılmaksızın makatta saat 11 hizasında yırtık mevcut fiili livata vuku bulmuştur şeklinde belirleme yapıldığı, sanığın yargılama boyunca sürttüm sokmadım şeklindeki ısrarlı savunmaları gözönüne alınarak mağdure ile birlikte ilgili Doktor raporunun tam teşekküllü bir sağlık kuruluna gönderilerek yapılacak muayene sonucu mağdurenin anüsünde belirlenecek bulguların ırza geçme, buna teşebbbüs veya ırza tasaddi sırasında meydana gelip gelemeyeceği hususunda rapor alınıp, gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan da mütalaa alındıktan sonra suçun niteliğinin tayin ve takdiri gerekirken noksan soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.09.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy