(765 S. K. m. 30, 81)
Dava: Zimmet, sahtecilik suçlarından sanık Yusuf Fevzi Arıcı, Hüseyin Avni Hanağası, Hülya Kalaycı'nın yapılan yargılanmaları sonunda sanıklar Yusuf ve Hüseyin'in zimmet suçundan Mahkumiyetlerine, tüm sanıkların sahtecilik sanık Hülya'nın ayrıca zimmet suçlarından beraetlerine dair Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.9.2002 gün ve 2002/180 Esas, 2002/299 Karar sayılı hüküm kısmen resen temyize tabi olduğu gibi süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılanlar, sanıklar Yusuf ve Hüseyin tarafından istenilmiş sanıklar Yusuf Fevzi ve Hüseyin Avni yönünden incelemenin duruşmalı yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 21.5.2003 Çarşamba saat 14.00 duruşma günü tayin olunarak sanıklar vekillerine davetiye gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C. Savcılarından Günsal Albayrak hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine gelmiş olan sanıklar ve dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık H. Avni Hanağası adına gelen Avukat Ercan Duran, sanık Yusuf Fevzi Arıcı adına gelen Av. Ahmet Özçiçek ve Av. Bülent H. Acar huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanıklar haklarında (DURUŞMALI) inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanıklar vekilleri temyiz layihalarını açıklayarak savunmada bulunup müvekkilleri haklarındaki hükmün (BOZULMASINI) istediler.
Gelmiş olan sanıklar da vekillerinin savunmalarına iştirak ettiklerini söylediler.
Yargıtay C. Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanıklar savunmalarına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 4.6.2003 Çarşamba saat 14.00e bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, hükmün dayandığı, gerekçe ve takdire göre atılı suçlardan sanık Hülya Kalaycı'nın beraetine dair verilen karar usul ve yasaya uygun olduğundan temyiz itirazlarının reddiyle bu sanık hakkında kurulan hükmün (ONANMASINA).
Sanıklar Yusuf Fevzi Arıcı ve Hüseyin Avni Hanağası'nın hakkındaki hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre sair temyiz itirazlarının reddine.
Ancak;
Kooperatif arsalarının alımı nedeniyle sanıkların 23.140.000.000 lirayı zimmetlerine geçirdikleri kabul edilmiş ise de; gerek tapuda gerekse kooperatifin muhasebe kayıtlarında arsaların toplam alım tutarlarının 54.920.000.000 lira olarak gösterilip belirtilmesi, ayrıntıların 24.3.1989 gün ve 1/2 sayılı içtihadı birleştirme kararında açıklandığı gibi bu yazılı kanıtların aksinin tanık dinlenerek ispatının mümkün bulunmamasına bu konudaki sanıkların savunmalarının aksinin de kanıtlanamaması karşısında bu iddia ve eylemin zimmete esas alınamayacağı,
Öte yandan Şah-Gül Ticarete 21.12.1997 tarihli 2 fatura karşılığında 5.060.998.200 lira ile ilgili olarak bu firmanın yetkili temsilcisi tanık olarak dinlenip ticari defter ve belgeleri üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılarak bu faturaların kesilip kayıtlara işlenip işlenmediğinin keza Sabancı İnşaat Malz. Tic. San. Firmasına 3 ayrı fatura ile ödenmiş gösterilen 3.471.797.500 lira ile ilgili olarak Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2000/50 esas, 2001/255 karar ve 13.6.2001 tarihli kararının kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması daha sonra arsa ve inşaat konusunda uzman mülk ve inşaatçı bilirkişilerin iştirakı ile mahallinde keşif yapılıp kooperatif inşaatlarına ait plan, proje metraj cetvelleri ve hakediş raporları ve sanıkların Gölbaşı Asliye Hukuk Mahkemesine yaptırdıkları tespit dosyaları da incelenerek, sanıkların yönetimden ayrıldıkları 4.7.1998 günü itibarı ile kooperatif arsası ve inşaatları ile dikilen ağaçlar ve yapılan tüm yapılanmaların Bayındırlık raiçlerine göre toplam maliyetlerinin saptanması, Akbay Şirketinin hak ediş raporlarında belirtildiği gibi 38.001.818.523 lira tutarında imalat yapıp yapmadığının tespit edilmesi yine aynı tarih itibarı ile kooperatifin üyelerinden topladığı paralar aldığı krediler ve sağladığı diğer gelirlerin toplam tutarının belirlenmesi için oluşturulacak ayrı hesap bilirkişilerinden rapor alınması, bu şekilde bulunulacak toplam gelirlerin kooperatif inşaat maliyetlerini ve arsa giderlerini karşılayıp karşılamadığı, giderlere esas tutulan gerçek dışı fatura, hak ediş ve tahsil makbuzlarının kooperatif parasının zimmete geçirilmesi için mi yoksa yapılan giderlerin harcama yerlerini gösterebilmek amacıyla düzenlenmiş veya temin edilmiş belgeler mi olup olmadığı hususları üzerinde durulması, tüm bu kanıtlar toplandıktan sonra sanıkların hukuki durumlarının takdiri ve suç niteliğinin belirlenmesinin gerekeceği, gözetilmeden müşteki kooperatifçe görevlendirilmiş ve daha sonra Yönetime de seçilmiş bir inşaatçı bilirkişi raporu ile yeminli mali müşavirin ve bunların saptamalarını esas alan müfettiş raporları ile yargılamadaki bilirkişi raporlarına itibar edilerek noksan soruşturma ile hüküm kurulması;
Kabule göre de;
1- Kooperatif kayıtları ile saptanması olanaklı bulunan Kumsal Şirketine ödeme gösterilen 2.221.800.000 lira, kooperatifin Vakıflar Bankası hesabından Poliplast şirketine aktarılan 5.852.300.000 lira; kooperatifin Vakıfbank Maltepe Şubesindeki muhasebe kayıtlarına intikal ettirilmeyen 6,5 milyar lira ve SSK primi ile muhtasar vergi ödemesi olarak gösterilen 472.443.095 liranın basit zimmet niteliğinde olduğunun gözetilmemesi,
2- Eski hükümlülüğü bulunduğu anlaşılan sanık Hüseyin Avni Hanağası hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması,
3- Nisbi harçta 10 bin lira küsurlarının nazara alınamayacağının düşünülmemesi,
4- Hükümden sonra değişikliğe uğrayan TCK.nun 30/2. maddesi uyarınca bin lira küsurlarının hesaba katılamayacağının gözetilememesi,
Sonuç: Yasaya aykırı temyiz itirazları ve sanıklar vekilinin duruşmalı inceleme sırasındaki savunmaları bu itibarla yerinde görüldüğünden bu sanıklar hakkındaki hükümlerin CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 05.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy