(1412 S. K. m. 318, 322) (765 S. K. m. 20, 30, 31, 80, 219, 417, 429, 497)
Dava: Irz ve namusa tasaddi, irtikap, hürriyeti tahdit sahte plaka kullanmak, gasp, memuriyet ünvanını kullanmak suçlarından sanıklar Mevlüt Yüksel ve Adem Belen'in yapılan yargılanmaları sonunda; sanık Adem'in sahte plaka kullanmak suçundan beraetine, Mevlüt Yüksel'in sahte plaka kullanmak ve ırz ve namusa tasaddi suçlarından mahkumiyetine, her iki sanığın diğer suçları kül halinde irtikap suçu niteliğinde görülmekle bu suçtan mahkumiyetlerine dair Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.9.2002 gün ve 2001/204 Esas, 2002/306 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi C. Savcısı, sanıklar vekilleri tarafından istenilmiş sanık Adem Belen yönünden incelemenin duruşmalı talep edilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 7.5.2003 Çarşamba saat 14.00 duruşma günü tayin olunarak sanık vekiline davetiye gönderilmişti.
Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından Erdal Baytemir hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanığın vekilinin gelmediği ve ayrıca bir talepte de bulunmadığı anlaşılmakla Yargıtay C.Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde (DURUŞMASIZ) inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanık Mevlüt Yüksel'in yasal süreden sonra vaki duruşma isteminin CMUK. nun 318. maddesi uyarınca reddine. İncelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü.
Karar: Şartları oluştuğu halde ırz ve namusa zorla tasaddi suçundan sanık Mevlüt Yüksel'e verilen cezanın TCK. nun 417. maddesiyle artırılmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının da yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle sanık Mevlüt Yüksel'in ırz ve namusa zorla tasaddi suçundan mahkumiyetine dair verilen hükmün ONANMASINA,
Sahte plaka kullanma suçundan sanık Mevlüt Yüksel hakkında kurulan hükme yönelik sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümden sonra değişikliğe uğrayan TCK. nun 30/2. maddesi gereğince bin lira küsurlarının hesaba katılamayacağının gözetilmesi lüzumu;
Yasaya aykırı ise de; bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK. nun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan sanığa hükmedilen 118.638.000 lira sonuç ağır para cezasının 118.637.000 liraya indirilmesi suretiyle bu suçtan kurulan hükmün düzeltilerek ONANMASINA,
Diğer suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Sahte plaka kullanmak suçundan sanık Adem Belen hakkında kurulan hükme yönelik bir temyiz bulunmadığından bu hüküm inceleme dışı bırakılmış,
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Benzer suçlardan dolayı yargılanan sabıkalı sanık Adem ile raporlu polis memuru sanık Mevlüt'ün daha önce bir kadına karşı işledikleri eylemin benzerini gerçekleştirmeyi düşündükleri için yakalanmamak amacıyla olayda kullanacakları otomobilin sanık Mevlüt'ün yedinde bulunduğu sahte plaka ile değiştirdikleri, saat 23.00 sıralarında bir piknik yerinde park etmiş otonun içinde bulunan müşteki Fatih ve Zehra'nın yanlarına geldikleri, her iki sanığın belinde görünebilir şekilde tabanca ve sanık Adem'in elinde telsiz de bulunduğu, sanık Mevlüt'ün müştekilere polis kimliğini gösterdiği, sanık Adem'in ise burada fuhuş yapıyorsunuz, fotoğraflarınızı çektireceğim, sizi rezil edeceğim diyerek müştekileri korkuttuğu, sanık Mevlüt'ün otodan indirdiği müşteki Zehra'yı ekip otosu dedikleri kendisinin kullandığı otomobile getirirken diğer sanığın müşteki Fatih'in 77 milyon lirasını ve cep telefonunu aldığı, daha sonra diğer sanık ve müştekinin bulunduğu otomobile binerek olay yerinden ayrıldıkları, 45 dakika süreyle yol aldıkları, sanık Adem'in elinden cep telefonunu aldığı müşteki Zehra'ya seni fişlerim, muayeneye götürürüm, sen orospusun, seni gazetelere çıkarırım, fotoğrafını çektiririm dediği, ormanlık bir bölgeye geldiklerinde iki sanığın aralarında konuştuktan sonra sanık Mevlüt'ün otonun içine girip müşteki Zehra'nın zorla ırz ve namusuna tasaddide bulunduğu, diğer sanığında müştekiye peçete verdiği, daha sonra birlikte tekrar yola çıktıkları, sanık Adem'in müşteki Zehra'nın çantasından 4 milyonu ve kolundan 50 milyon lira değerindeki bileziğini aldığı ve müştekiyi saat 2.30 sıralarında evinin yakınında bırakıp ayrıldıkları, tüm dosya içeriğinden anlaşıldığı, sanıkların başlangıçtan itibaren iştirak halinde bu biçimde gerçekleşen eylemlerinin işlendiği zaman ve kullanılan yöntemler nazara alındığından zorlayıcı ve korkutucu nitelikte olduğundan ve belli yoğunluğu erişerek tehdide de dönüştüğünden yağma suçunu, mağdurenin götürüldüğü mesafe ve yer ile şehvet amacının bulunduğu da nazara alındığından ayrıca zorla kaçırma suçunu da oluşturduğu, sanıkların TCK. nun 497/1, 80 ve 429/1. Maddeleriyle de ayrı ayrı cezalandırılmaları gerektiği halde suç vasfında yanılgıya düşülerek irtikaptan hüküm kurulması ve bu suçun unsuru kabul edilerek hürriyeti tahdit suçundan açılan davadan ise beraatlerine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sağlanan yarar pek hafif nitelikte olduğu halde irtikap suçundan verilen cezadan TCK.nun 219/3. maddesiyle indirim yapılmaması,
TCK. nun 20. maddesine aykırı olacak biçimde sanık Mevlüt hakkında TCK. nun 219/son ve 31. maddelerin birlikte uygulanması,
Sanık Adem hakkında TCK. nun 219/son maddesinin uygulanmaması,
Sonuç: Yasaya aykırı, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla CMUK'nun 321. maddesi gereğince sanıkların haklarındaki hükümlerin BOZULMASINA, 20.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy