(765 S. K. m. 209, 212)
Dava: İrtikap suçundan sanık Celaletdin Özçimen'in yapılan yargılanması sonunda; mahkumiyetine dair Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.1.2003 gün ve 2003/1 Esas, 2003/18 Karar sayılı hükmün duruşmalı olarak süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 26.5.2004 Çarşamba saat 14.00 duruşma günü tayin olunarak sanık vekiline davetiye gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C. Savcılarından Ali Elbeyli hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık adına gelen Av. Necati Okuroğlu huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında duruşmalı inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık vekili temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün bozulmasını istedi.
Son sözü sorulan sanık vekili savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 16.6.2004 Çarşamba saat 14.00e bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Müştekinin işyerindeki eksiklikleri saptayan sanığın müştekiye cezasının çok olduğunu işyerinin kapatılması gerektiğini söyleyerek işi zarar vermeden çözmek için 1.000.000.000 lira para talep ettiği, işyerinin noksanlarını bilen ve bu nedenle meşru zeminde bulunmayan müştekinin bu öneriyi kabul etmeyerek önce direndiği, sonradan 100.000.000 lirayı sanığa verdiği sanığın kalan parayı sonradan gelip alacağını söyleyerek oradan ayrıldığı, sonraki günlerde müştekinin sanığı yakalatmak için şikayetçi olduğu, tuzak paraları işyerine gelen sanığa verdiği ve yakalattığı, bu şekilde gerçekleşen eylemin sanığın icbar boyutuna varmayan söz ve davranışları ile tarafların karşılıklı rızaya dayanan anlaşmaları da nazara alındığında TCK. nun 212/2. maddesine uygun nitelikli rüşvet alma suçunu oluşturduğu tüm dosya içeriğinden anlaşıldığı halde, suç niteliğinde yanılgıya düşülerek cebri irtikaptan hüküm kurulması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazları ile vekilinin duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31.05.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy