(5237 S. K. m. 7, 43, 53, 65, 109) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 59, 80, 416, 417) (1412 S. K. m. 258)
Dava: Zorla kaçırıp alıkoyma, ırza geçme ve bu suça iştirakten sanıklar Mehmet Ç., Yunus K., Sami Ç. ve Murat A.'ın yapılan yargılanmaları sonunda; Mehmet'in ırza geçmeye kalkışma, sanıklar Yunus, Sami ve Murat'ın ise zorla alıkoyma suçundan beraetlerine ancak ırza geçme ve bu suça iştirakten cezalandırılmalarına dair Manisa Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 6.6.2005 gün ve 2004/372 Esas, 2005/197 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar Yunus, Sami ve Murat vekilleri ile müdahil vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Sanığa tayin olunan cezasının miktarına göre sanık Murat A. vekilinin duruşmalı inceleme isteminin CMK. nun 299. maddesi gereğince REDDİYLE duruşmasız olarak yapılan incelemede;
Sanık Mehmet Ç. hakkında kurulan hükmün tetkikinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, müdahil vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanıklar Murat, Sami ve Yunus haklarında kurulan hükümlere gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık Murat'ın mağdure Tuba'yı bir konu hakkında konuşmak istediğini söyleyerek hile ile otoya bindirdikten sonra yanında bulunan diğer sanıklar Sami ve Yunusla birlikte araçla olay yeri araziye götürerek cinsel amaçlı ve tehditle alıkoydukları iddia ve dosya içeriğine göre sabit olup 5237 sayılı TCK. nun 109. maddesi de değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraetlerine karar verilmesi,
Sanık Yunus hakkında Sami ve Murat'ın ırza geçme eylemlerine katılmak yanında, kendisinin de mağdurenin zorla ırzına geçmeye teşebbüs ettiği iddiasıyla kamu davası açıldığı ve mağdurenin hükme esas alınan iddiaları ve dosya içeriğine göre sanığın darp ederek yere yatırdığı kadının üzerini çıkarmaya çalıştığı, mağdurenin direnç göstermesi üzerine eylemini tamamlayamadan bıraktığı anlaşılmakla, 765 sayılı TCK.nun 80 ve 5237 sayılı Yasanın 43. maddeleri değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiği halde açılan bu dava ile ilgili hüküm kurulmaması,
5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesine aykırı olarak lehe olan hükmün önceki ve sonraki Kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanması ve ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi yerine, gerekçe de gösterilmeden 765 sayılı TCK.nun lehe olduğunun kabul edilmesi,
Kabule göre de;
Sanık Murat hakkında TCK. nun 416/1, 417. maddeleriyle kamu davası açılmış olup, C.Savcısı da aynı şekilde mütalada bulunduğu halde CMUK. nun 258. maddesine göre ek savunma hakkı tanınmadan TCK.nun 65/3. maddesinin uygulanması,
Sanıklar hakkında ırza geçmek eylemi ile ilgili hüküm kurulurken 5237 sayılı Yasanın aleyhe olduğunun kabulü ile lehe olan 765 sayılı TCK.nun 416/1, 417 ve 59. maddelerine göre temel ceza belirlendikten sonra, feri cezalarının tayini sırasında ise, bu defa 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine de aykırı olarak, 5237 sayılı Yasanın sanıklar lehine bulunduğu ifade edilerek aynı Yasanın 53. maddesine göre hak yoksunluğu tayini suretiyle uygulama yapılarak hükmün karıştırılması,
Sonuç: Kanuna aykırı, müdahil vekili ve sanıklar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK. nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy