(5237 S. K. m. 7, 102) (5271 S. K. m. 231, 253, 254) (5320 S. K. m.8)
Dava: Sarkıntılık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından sanık Uğur Pehlivanoğlu'nun yapılan yargılanması sonunda; cinsel taciz ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından mahkumiyetine dair, İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 08.11.2005 gün ve 2004/582 Esas, 2005/1246 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Sanığın eylemini müştekiyi asansörün içinde sıkıştırıp sarılıp öpmeye çalışmak ve eliyle kalçasına ellemek suretiyle gerçekleştirdiğinin iddia olunması karşısında eylemin 5237 sayılı Yasanın 102/1. maddesinde düzenlenen basit cinsel saldırı suçunu oluşturup oluşturmadığının tartışılmasının ve bu husustaki delillerin tayin ve takdirinin yüksek dereceli Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğu nazara alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesine gelince;
Sanığın işlediği iddia ve kabul olunan konut dokunulmazlığını ihlal suçunun kovuşturması şikayete bağlı olup uzlaşma kapsamında kaldığı, 5237 sayılı TCK. nun 7/2. maddesi dikkate alınarak kovuşturma şartı olan uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğinden öncelikle CMK. nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma girişiminde bulunulması, uzlaştırma işleminin sonuçsuz kalması durumunda, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK. nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK. nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK. nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 06.07.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy