(5237 S. K. m. 31, 62, 103) (1412 S. K. m. 317, 321, 325)
Dava: Irza geçme ve kaçırma suçlarından sanıklar Ramazan Çetin ve Yunus Balcı'nın bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda; nitelikli cinsel istismar suçundan mahkumiyetlerine dair Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 20.10.2005 gün ve 2005/322 Esas, 2005/470 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık Ramazan Çetin müdafii tarafından duruşmalı olarak istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 28.02.2007 Çarşamba saat 14.00'e duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C. Savcılarından Erdal Baytemir hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanığın müdafiinin gelmediği ve ayrıca bir talepte de bulunulmadığı anlaşılmakla Yargıtay C. Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde duruşmasız inceleme yapılmasına oybirliği ile karar verilerek vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu:
Karar: Sanık Yunus Balcı'nın annesi olan Emine Balcı'nın hükmü temyize hakkı bulunmadığından temyiz isteğinin 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gözetilerek CMUK.nun 317. md.si uyarınca REDDİYLE, sanık Ramazan Çetin hakkında kurulan hükümle sınırlı olarak yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında kaçırma suçundan açılan kamu davası hakkında zamanaşımı süresi içinde bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı Yasanın 103/6. maddesinin uygulanma olasılığı nazara alınarak kızlığı bozulan mağdurenin suçun sonucunda beden veya ruh sağlığında bozulma olup olmadığının Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesinden görüş alınarak saptanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de,
5237 sayılı TCK.nun 103/3. maddesine 5377 sayılı Yasayla yapılan değişiklik sonucu
birden fazla kişi tarafından birlikte
ibaresi eklenmiş olup bu değişikliğin sanık aleyhine uygulanamayacağı gözetilmeden TCK.nun 103/3 madde ile artırım yapılması,
5237 sayılı TCK.nun 103/1-a maddesinde mefruz cebirin unsur olarak yer almasına ve aynı Yasanın 103/4. maddesinin ise yalnızca maddi cebiri ifade etmesine göre; olayda maddi cebirin gerçekleşip gerçekleşmediğinin gerekçeleri karar yerinde gösterilip tartışılmadan TCK.nun 103/4. maddesi ile artırım yapılması,
Sanık hakkında 5377 sayılı Yasa ile değişik 5237 sayılı TCK.nun 31/3. maddesinin önceki düzenlemesi lehe olduğu kabul edilerek yapılan uygulamada; 31/3. maddesi son cümlesi gereğince tayin edilen sekiz yıl hapis cezası üzerinden TCK.nun 62/1. madde gereğince indirim yapılması gerektiği gözetilmeyerek sanık hakkında fazla cezaya hükmedilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre, bozmanın hükmü temyiz etmeyen diğer sanık Yunus Balcı'ya da CMUK.nun 325. maddesi gereğince SİRAYETİNE, 17.04.2007 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy