(5237 S. K. m. 7, 53, 252) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Rüşvet verme suçundan sanık M. K.'ın yapılan yargılanması sonunda; eylemi rüşvet vermeye teşebbüs niteliğinde kabul edilerek mahkumiyetine dair Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 03.06.2005 gün ve 2005/165 Esas, 2005/134 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Araçlara para karşılığı sahte fenni muayene işlemi yaptırmak suçundan dolayı kendisini yakalayan polis memurlarına işlem yapmamaları için rüşvet teklif ettiğinin iddia ve kabul edilmesi karşısında, sahtecilik suçundan dolayı Eskişehir 1. Asliye Ceza Mahkemesine açılan davanın sonucu beklenip buna göre suç niteliğinin ve sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine noksan araştırmayla yazılı biçimde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK. nun 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, bunu da kapsayacak biçimde hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar 53/1. maddede yer alan bütün haklardan ve bunları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına karar verilmesi,
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK. nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK. nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiin itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün belirtilen nedenle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.05.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy