(5271 S. K. m. 34, 230, 231, 253, 254, 264) (5237 S. K. m. 116) (1412 S. K. m. 317) (5320 S. K. m. 8) (5326 S. K. m. 29) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Irza geçmeye teşebbüs, geceleyin yağmaya teşebbüs, geceleyin konut dokunulmazlığını ihlal ve saldırgan sarhoşluk suçlarından sanık E. Y.ın yapılan yargılanması sonunda; nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs, geceleyin konut dokunulmazlığını ihlal, gündüzleyin konut dokunulmazlığını ihlal ve 14.12.2002 tarihli ırza geçmeye teşebbüs eyleminin ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunu oluşturduğunun kabulü ile bu suçlardan mahkumiyetine, geceleyin yağmaya teşebbüs suçundan beraatine ve Kabahatler Kanunu gereğince sarhoşluk kabahatinden idari para cezasıyla cezalandırılmasına dair, Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.10.2005 gün ve 2005/124 Esas, 2005/101 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
Suçlardan doğrudan doğruya zarar görmemesi nedeniyle katılan E. T.'ın oğlu S. T.ın açılan kamu davalarına katılması mümkün olmayıp, usulsüz olarak verilen katılma kararı da temyiz hakkı vermeyeceğinden aynı zamanda katılan E. vekili olan Av. Ö. Y.ın S. T. adına yaptığı temyiz isteminin ve sanık hakkında yağmaya teşebbüs suçundan verilen 23.03.2005 günlü beraat hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiği gözetilmeden, diğer suçlarla ilgili mahkumiyet kararlarına ilişkin sanık temyizi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı iadesi üzerine sanık hakkında bu suçtan tekrar duruşma açılarak verilen hükmün hukuki değerden yoksun olduğu ve bu nedenle üzerinde temyiz incelemesi yapılamayacağı anlaşıldığından, katılan E. vekilinin bu hükme yönelik temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, Kabahatler Yasasının 29. maddesi uyarınca saldırgan sarhoşluk suçuna ilişkin verilen hüküm itirazı kabil olup temyiz edilemez bulunduğundan 5271 sayılı CMK.nun 264. maddesinin kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağına ilişkin hükmü gözetilerek anılan maddenin 2. fıkrası uyarınca sanık müdafiin bu suçla ilgili temyiz isteğinin itiraz dilekçesi niteliğinde kabulü ile gerekli karar mahallince verilmek üzere, incelemenin katılan E. şeklinin ve sanık müdafiin temyiz istemlerine istinaden ve yağmaya teşebbüs ile saldırgan sarhoşluk dışındaki suçlardan verilen hükümlerle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5252 sayılı Yasanın 9/3 ve CMK.nun 34 ve 230. maddeleri uyarınca lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Gündüzleyin konut dokunulmazlığını ihlal suçunun şikayete tabi olup zarar görenleri gerçek kişi olduğundan ve geceleyin konut dokunulmazlığını ihlal suçunun ise 5560 sayılı Yasa ile değişik 253/1. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında kaldığı, uzlaşmanın da bir kovuşturma şartı olduğu gözetilerek 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddeleri gereğince belirtilen suçlar için uzlaştırma işlemi yapılması ve sonucuna göre hüküm kurulması, ayrıca hükümlerden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan kurulan hükmün ve uzlaşma girişiminin sonuçsuz kalması durumunda konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan E. vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek hükümlerin CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.04.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy