(765 S. K. m. 80, 430) (5237 S. K. m. 26, 109)
Reşit olmayan mağduru şehvet amacıyla rızası ile alıkoymak suçundan sanık
. 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 430/2, 80. maddeleri uyarınca 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Erzincan Ağır Ceza Mahkemesinin 20.11.2003 tarihli ve 2003/85-138 sayılı kararının infazı sırasında 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerinde mağdurun kendi arzu ve iradesi ile cami tuvaleti ile ve sanığın büfesinde kaldığı ve rızası bulunduğundan bahisle önceki hükmün ortadan kaldırılmasına dair aynı Mahkemenin 24.6.2005 tarihli ve 2005/62-99 sayılı kararının;
Erzincan Ağır Ceza Mahkemesinin 20.11.2006 tarihli ve 2003/85-138 sayılı kararında sanığa 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 430/2. maddesi uyarınca verilen cezadan teselsül sebebiyle, anılan Kanun'un 80. maddesi gereğince 1/6 oranında artırım yapılması sonucu, netice cezanın 10 ay 15 gün yerine 12 ay hapis cezası olarak fazla ceza tayininde,
Hükmün gerekçesine göre mağdurun hükümlü ile kendi arzusu ve iradesiyle cinsel ilişkiye girmek için cami tuvaletinde ve hükümlünün büfesinde kalması sebebiyle mağdurun hareket edebilme hürriyetinin adı geçen tarafından hukuka aykırı olarak tahdit edilmediği, keza 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 26/2. maddesine göre kikinin üzerinde mutlak suretle tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere rızası bulunduğundan bahisle hükmün ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ise de, suç tarihinde 12-15 yaş arasında bulunan küçüğün cinsel amaçlı olarak vücut bütünlüğüne yönelik rızasının suçun oluşumunda etkili olamayacağı ve hukuki sonuç doğurmayacağı ve bu suretle 5237 sayılı Kanun'un 26/2. maddesinin uygulama olanağının bulunmadığı hususu gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı CMK. nun 309. maddesi gereğince bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 15.06.2006 gün ve 26463 sayılı Kanun Yararına Bozma talebine atfen Yargıtay C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
Mahkemenin 20.11.2003 tarihli 2003/85-138 sayılı kararı ile reşit olmayanı rızası ile alıkoyma suçundan sanığa 765 Sayılı TCK. nun 430/2. maddesince verilen 9 ay hapis cezası 80. maddeye göre artırılırken 10 ay 15 gün hapis yerine, 12 ay olarak belirlenmesi sonucu fazla ceza tayini aynı mahkemenin 24.6.2005 tarihli 2005/62-99 sayılı uyarlama kararı ile 15 yaşından küçük mağdurun, cinsel ilişkiye girmek için kaçırılıp alıkonulmasında, göstermiş olduğu 5237 Sayılı TCK. nun 26/2. maddesi kapsamında hukuka uygunluk sebebi sayılamayacağı, sanığı eyleminin 109. maddesine göre suç oluşturacağı gözetilmeden, önceki mahkumiyet hükmünün ortadan kaldırılmasına ve hükümlünün beraatına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, kanun yararına bozmaya dayanan ihbarnamedeki bozma sebepleri yerinde görüldüğünden, infaz aşamasında hatalı uygulamalarda kazanılmış hakkın söz konusu olamayacağından Erzincan Ağır Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen her iki hükmünde CMK. nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın sabit olan reşit olmayanı rızası ile alıkoyma suçundan mahkemenin takdiri de gözetilerek 765 sayılı TCK. nun 430/2, 80. maddeleri sıralaması ile mahkemenin takdir ettiği temel ceza ve oranlarda uygulama yapılarak hükmedilen 12 ay hapis cezasının 10 ay 15 güne indirilmesine, hükmün diğer yönlerinin saklı tutulmasına, müteakip işlemlerin merciince yapılmak üzere dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy