(5237 S. K. m. 250) (1412 S. K. m. 318) (5320 S. K. m. 8)
Dava: İrtikap suçundan sanıklar Hatice Öztaş, Kemal Çelik ve Necmi Aydın'ın yapılan yargılanmaları sonunda, görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetlerine ilişkin verilen hükmün sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay C. Başsavcılığınca 5320 sayılı yasanın 8/2. maddesi uyarınca iade edilmesi üzerine 5237 sayılı Yasaya göre karar verilmesine yer olmadığına dair Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.01.2006 gün ve 2005/162 Esas, 2006/2 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Sanıklar hakkında kurulan hükmün niteliği itibariyle sanık Necmi müdafinin süresinde ve sanıklar Hatice ve Kemal müdafinin ise süreden sonra vaki duruşmalı inceleme istemlerinin CMUK. nun 318. maddesine göre reddiyle duruşmasız olarak yapılan incelemede,
Sanıklar Necmi Aydın ve Kemal Çelik haklarında kurulan hükümlerin tetkikinde;
Devrek ilçesi İcra Müdürü ve icra katibi olarak görevli sanıkların, haciz işlemleri için tanıklar İzzet Kapucubaşı ve Ahmet Okur'a ait taksi otolarla haciz mahalline gidilmesi sırasında araç yolluk bedellerinin mesafeye göre tesbitiyle tutanağa yazıldığı ancak ödeme sırasında yolluk miktarının yarısı ilgililere ödenmek suretiyle kalan miktarında sanıklarca mal edinildiği iddia edilmişse de, dosya içeriğine göre, ödemelerin düzenlenen reddiyat makbuzları ile ilgililere imzası karşılığında ödenmesi ve tanıklar İzzet ve Ahmet'in de yine mahkemede alınan beyanlarında tutanakta yazılı miktarların tamamını aldıklarını ifade etmeleri karşısında, sanıkların savunmaları aksine isnat edilen eylemden dolayı cezalandırılmaları için kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeden, beraetleri yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Sanık Hatice Öztaş hakkında kurulan hükme gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mahkemece kurulan 18.2.2005 günlü hükmün sanık müdafi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay C. Başsavcılığı tarafından 5320 Sayılı Yasa'nın 8/2. maddesinin verdiği yetkiye istinaden lehe kanun hükümlerinin uygulanması yönünden mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması gerektiği nedeni ile dosyanın iade edilmesi üzerine, önceki hükmün tamamen ortadan kalkmış olması karşısında, mahkemece 5252 Sayılı Yasaya göre lehe yasa belirlendikten sonra infazı gereken ve 59. madde ve 647 Sayılı Yasa değerlendirmelerini de içerir şekilde yeni bir hüküm kurulması gerekirken, oluşu kabul edilen görevi kötüye kullanmak suçu yönünden 765 Sayılı TCK. nun ve 5237 Sayılı Yasa hükümleri karşılaştırıldıktan ve irdelendikten sonra yalnızca 5335 Sayılı Yasa'nın 22 nci maddesine göre önceki hükümde yer alan para cezası miktarlarının küsuratları atılarak yeniden belirlenmesi ile yetinilmesi ve ortada kesinleşen bir karar olmayıp önceki kararda iade ile ortadan kalktığı halde önceki hükme yollama yapılarak Yargıtay C. Başsavcılığı iade talebinin reddine, yeniden karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulmak suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 Sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy