(5237 S. K. m. 53)
Dava: Basit zimmet suçundan sanık U. Ş.'nun bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; mahkumiyetine dair, Ordu Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.10.2005 gün ve 2005/250 Esas, 2005/249 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 12.2.2008 tarihli 2007/9-230 Esas ve 2008/23 Sayılı kararı uyarınca tayin olunan ceza miktarı nazara alınarak sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5252 Sayılı Kanunun 9/3 ve C.M.K.nun 34 ve 230. maddeleri uyarınca lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gereğine uyulmaması,
Kabule göre de;
C.M.K.nun 2/e, 158/1 ve 160. maddelerine ve Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 17.06.2006 gün 2006/5-165-213 Sayılı kararına göre soruşturmanın "kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi" ifade ettiği ve soruşturmanın Cumhuriyet Başsavcılığı veya kolluk makamlarınca suçun işlendiğinin öğrenilmesiyle başladığı dikkate alınarak, sanığın idari tahkikat sırasında, soruşturmanın başlamasından önce zimmetine geçirdiği parayı tamamen iade ettiği, cezasından 5237 Sayılı T.C.K.nun 248/1. maddesi uyarınca 2/3 yerine 1/2 oranında indirim yapılması sonucu fazla ceza tayini,
T.C.K.nun 248/2 maddesinin T.C.K.nun 43/1 maddesinden önce uygulanmak suretiyle T.C.K.nun 61. maddesine muhalefet edilmesi,
5237 Sayılı T.C.K.nun 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek C.M.U.K.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy