5. Ceza Dairesi 2007/1926 E., 2011/22793 K. BASİT VE NİTELİKLİ ZİMMET BELLİ HAKLARI KULLANMAKTAN YOKSUN BIRAKILMA
4389 S. BANKALAR KANUNU (MÜLGA) [ Madde 22 ] 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 232 ] 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 53 ] 765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 202 ]
"İçtihat Metni"
Zimmet suçundan sanık A... B.......'ın yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16/12/2005 gün ve 2005/279 Esas, 2005/367 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili ve sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Esaslı işlemlerin yapıldığı, sanık müdafiin savunması, C.Savcısının esas hakkındaki mütalaasının ve hüküm fıkrasının yer aldığı 16.12.2005 günlü oturuma ait duruşma tutanağının üye hakimler tarafından imzalanmaması suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 232/4. maddesine muhalefet edilmesi,
Kabule göre de;
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu'nun 04.05.2010 gün ve 2009/7-223 Esas, 2010/104 ile 08.02.2005 gün ve 2004/5-146 Esas, 2005/7 sayılı Kararlarında vurgulandığı üzere; 25.11.2000 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4603 sayılı Yasanın 1. maddesinin 2 ve 5. fıkraları uyarınca, T…
…… H…
…..B…
……, T.C. Z…
…… B…
…… ve T.C. E…
…… B…
…... ile birlikte özel hukuk statüsüne tabi tutularak anonim şirket haline dönüştürülmek suretiyle, personeli hakkında 233 ve 399 sayılı KHK.ların uygulanması olanağı ortadan kaldırılmış, bu suretle de anılan banka personelinin memur gibi cezalandırılmaları olanaksız hale getirilerek, bu personelin zimmet ve nitelikli zimmet eylemleri nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 202. maddesinin tatbik yeteneği ortadan kaldırılmış ise de, anılan değişiklikle banka mensuplarının bu tür eylemleri suç olmaktan çıkarılmamış, banka aleyhine gerçekleştirdikleri zimmet ya da nitelikli zimmet eylemleri 4389 sayılı Bankalar Yasasının 22. maddesinin 3. fıkrası ve 01.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Yasasının 160. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile yaptırım altına alınmış olması karşısında 25.11.2000 tarihinden itibaren T.C. E…
……. B…
…….. personelinin zimmet suçlarında 4389 sayılı Yasanın 22 ve 5411 sayılı Yasanın 160. maddeleri, 25.11.2000 tarihinden önce işlenen zimmet suçlarında ise 4389 ve 5411 sayılı Yasaların anılan maddeleri ile 765 sayılı TCK.nun 202. maddesi uyarınca değerlendirme yapılıp, lehe olan yasa hükümleri uygulanarak hüküm kurulması suretiyle bir karar verilmesi gerekirken uygulanma olanağı bulunmayan 5237 sayılı Yasanın lehe yasa karşılaştırmasına esas alınarak hüküm tesisi,
Lehe olan kanunun belirlenmesi sırasında, sanık hakkında 765 sayılı Kanunun 202/1. maddesine göre yapılan değerlendirmede temel ceza ve aynı Kanunun 80. maddesi uyarınca yapılan arttırımın alt sınırlar gözetilerek tesbit edildiği halde, 5237 sayılı TCK.na göre yapılan uygulamada temel ceza ile 43. madde gereğince yapılan arttırımın alt sınırlardan uzaklaşılarak teşdiden tayini suretiyle orantılılık ilkesine aykırı davranılması,
Lehe kabul edilip uygulanan 765 sayılı TCK 33. maddelerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin tatbik edilmesi suretiyle karma uygulama yapılması,
Kanuna aykırı, katılan vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy