(5237 S. K. m. 157, 247, 257) (5271 S. K. m. 170, 174, 309)
Dava: Zimmet, dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma suçlarından şüpheli Y. Ş. hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda; Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 12.05.2008 tarihli ve 2007/4312 soruşturma, 2008/3520-174 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanunun 174 üncü maddesi gereğince iadesine dair, Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 27.05.2008 tarihli ve 2008/177 iddianame değerlendirme sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, Kütahya Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2008 tarihli ve 2008/822 değişik iş sayılı kararının;
Dosya kapsamına göre, Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesince, bilirkişi V. Ç.'in 18.04.2008 tarihli raporunun 5. paragrafında açıklanan ve üye olmayan şahıslara satıldığı iddia edilen daire ücretleriyle ilgili ödenen miktarların araştırılıp zimmet miktarının belirtilmediği, bu parayla ilgili iddianamede dava açılmadığı, bilirkişi raporunda yapılmakta olan konut sayısının 40 olduğu belirtilmesine rağmen, sanık beyanında 70 dairenin yapıldığının belirtildiği, bu hususun açıklığa kavuşturulmadığından bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/3 üncü maddesinde iddianamede bulunması gereken hususların neler olacağının gösterildiği, aynı Kanunun 174/1 inci maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesince belirtilen hususların iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, 5271 s. Kanunun 170/2 nci maddesinde yer alan Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler. hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği, iade sebebi olarak gösterilen eksikliklerin mahkemesince giderilebileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309 uncu maddesi gereğince bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 13.08.2008 gün ve 43200 s. kanun yararına bozmaya atfen C.Başsavcılığından tebliğnameyle daireye ihbar ve dava evrakıyla birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
Karar ve Sonuç: 5271 sayılı CMK.nun 170/3 üncü maddesinde, iddianamede nelerin gösterileceğinin sayıldığı ve aynı Yasanın 174/1 inci maddesinde ise hangi hallerde iddianamenin iadesine karar verileceğinin belirtildiği, anılan maddelerde mahkemece iade nedeni olarak belirtilen hususlara yer verilmediği, gözetilerek; itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığı ve bu nedenle kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde olduğundan Kütahya Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2008 tarih ve 2008/822 değişik iş sayılı kararının CMK.nun 309 uncu maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin yerine getirilmesi için dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy