(5237 S. K. m. 7) (5271 S. K. m. 231, 253, 254)
Dava: Zimmet suçundan sanık M. E.'in yapılan yargılanması sonunda; eyleminin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkumiyetine dair, Tarsus Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 02.05.2006 gün ve 2005/372 Esas, 2006/136 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dosya Yargıtay C. Başsavcılığının tebliğnamesiyle Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Sanığa yüklenilen suçun 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddelerine göre uzlaşma kapsamında kaldığı, uzlaşmanın da bir kovuşturma şartı olduğu suç tarihindeki lehe yasa ve müktesep hak hükümleri nazara alınarak öncelikle uzlaştırma işlemi yapılmaması, sonuçsuz kalması durumunda lehe yasanın belirlenmesi suretiyle hükümlerden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, sanığın adli sicil kaydı da gözetilerek mahkemece hükümlerin açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy