(5237 S. K. m. 7, 102) (1412 S. K. m. 305, 317) (5271 S. K. m. 4, 5, 231) (5235 S. K. m. 11)
Dava: Cinsel taciz ve kasten yaralama suçlarından sanıklar Ö. T. ve S. T.'ın yapılan yargılanmaları sonunda, sanık S.'in cinsel taciz suçundan sanıkların her ikisinin de ikişer kez kasten yaralama suçundan mahkumiyetlerine dair Niğde Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 28.02.2007 gün ve 2006/719 Esas 2007/213 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi.
O yer C. Savcısının temyiz dilekçesinin hakim havalesi taşımadığı gibi imzalı mahkeme kaydını da içermediği anlaşıldığından, isteminin CMUK. nun 317. maddesi gereğince REDDİYLE, incelemenin sanıkların temyizi ile sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Karar: Sanıklar hakkında kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
21.7.2004 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Yasanın 3/B maddesi ile değişik CMUK. nun 305/1-3. maddesi gereğince 2000 YTL'ye kadar olan para cezaları kesin nitelikte bulunup, hükümlerin temyiz kabiliyeti bulunmadığından CMUK. nun 317. maddesi uyarınca sanıkların temyiz istemlerinin REDDİNE,
Sanık S. hakkında cinsel taciz suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Sanığın işlediği isnat ve kabul olunan, katılan mağdurenin kalçasını ellemek eylemlerinin bedensel temas içermesi nedeniyle TCK. nun 102/1. maddesindeki suçu oluşturabileceği, öngörülen cezanın tür ve miktarı ile 5235 Sayılı Yasanın 11. maddesine göre bu suçla ilgili yargılama yapma görevinin üst dereceli Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğu dikkate alınarak CMK. nun 4. ve 5. maddeleri gereğince görevsizlik kararı verilmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hükme varılması,
Kabule göre de;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK. nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanun'un 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK. nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkartılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK. nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 12.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy