(5237 S. K. m. 7, 104) (5271 S. K. m. 231, 253, 254)
Dava: Zorla ırza geçmek suçundan sanıkların yapılan yargılanmaları sonunda; eylemin reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunmak olarak kabulüyle mahkumiyetlerine dair Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.3.2006 gün ve 2003/346 Esas, 2006/48 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C. Başsavcılığının 10.1.2008 tarihli tebliğnamesi ile Daireye verilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıkların oluşu kabul edilen eylemlerinin 5237 Sayılı T.C.K.nun 104/1. maddesine uyduğu ve aynı yasanın 73. maddesi gereğince bu suçun şikayete tabi olup zarar göreni gerçek kişi olduğundan uzlaşma kapsamında kaldığı, uzlaşmanın da bir kovuşturma şartı olduğu nazara alınarak, 5560 Sayılı Kanunun 24. maddesi ile değişik C.M.K.nun 253. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmiş ise de, lehe yasa ve müktesep hak hükümleri gözetilerek 5271 Sayılı C.M.K.nun 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması ve uzlaşmanın sonuçsuz kalması durumunda hükümden sonra 8.2.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve T.C.K.nun 7/2. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan 5728 Sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik C.M.K.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece sanıkların sabıka kayıtlarının getirtilerek varsa mahkumiyetlerinin silinme koşulları ve uyarlama yapılıp yapılmadığı da araştırılarak sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması lüzumu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek C.M.U.K.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy