(5237 S. K. m. 53, 212, 247)
Dava: Zimmet suçundan sanık M. A.'nın yapılan yargılanması sonunda; nitelikli zimmet suçundan mahkumiyetine dair Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 31.01.2008 gün ve 2005/21 Esas, 2008/19 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık ve müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Lehe olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK.nun 212. maddesindeki sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur biçimindeki düzenleme nedeniyle, sanığın zimmeti sağlamak ve açığa çıkmasını engellemek için gerçekleştirdiği beş adet tahsilat makbuzunun alt ve üst nüshalarına farklı miktarlar yazarak aradaki farkı mal edinme eyleminde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkumiyet hükmü kurularak sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi ve ayrıca suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-d maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen hakkında 53/5. maddenin uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, müdahil kooperatifte tahsildar olan sanığın diğer fiilleri yanında bir kısım makbuzların birinci nüshalarına tahsil ettiği tutarları doğruyu azdıktan sonra alt nüshalarına daha düşük miktarlar yazarak aradaki farkı zimmetine geçirdiğinin, zimmetin ve tutarının ilgilisinin itirazı üzerine verilen makbuz asılları ile kooperatifte kalan suretlerinin karşılaştırılması suretiyle belirlendiğinin ve açıklanan eylemin zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik olduğunun iddia ve kabul edildiği, suçu vasıflandırma görev ve yetkileri olmayan bilirkişilerin bu yöndeki değerlendirmelerinin hukuki değeri bulunmadığı gibi buna ait gerekçenin de kararda gösterildiği anlaşıldığından tebliğnamenin birinci bendindeki gerekçe noksanlığına ilişkin bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Sanığın izine ayrılıp bir daha işe gelmediği 14.08.2008 tarihine yakın zaman içinde sırası gelmemiş makbuz koçanının 20 adet iç yaprağını kullanarak tahsil ettiği 1.204.400.000 lirayı basit usulle mal edindiği oluşa uygun olarak kabul edilmiş ise de, mahkemeyi eylemi nitelikli zimmet olarak kabule götüren ve nüshalarının farklı düzenlendiği ileri sürülen diğer beş makbuza konu zimmet fiiline gelince; savunmasında makbuzlarda tahrifat yapmadığını ve imzaların kendisine ait olmadığını ileri sürmesi karşısında alt ve üst nüshaları farklı yazılan bu beş makbuzdaki imzaların sanığa ait olmadığı yönünde imza incelemesi yaptırılması, imzanın sanığa ait olmadığının belirlenmesi halinde de ilgililerinin beyanına başvurularak bu ödemeleri sanığa yapıp yapmadıkları kesin olarak saptandıktan sonra nitelikli kabul edilen zimmetin sübutunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik incelemeye dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan belirtilen nedenle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, 19.01.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy