(5237 S. K. m. 103) (765 S. K. m. 414)
Dava: Zincirleme olarak ruh sağlığını bozacak biçimde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanığın yapılan yargılanması sonunda, müteselsilen ırz ve namusa tasaddi suçundan mahkûmiyetine dair, Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.1.2008 gün ve 2007/101 Esas, 2008/28 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin mahkemece de oluşa uygun olarak doğru kabul edilen 28.12.2006 ve 29.12.2006 tarihli hazırlık beyanlarına, doktor raporlarına ve dosya içeriğine göre sanığın 2004 yılında başladığı cinsel istismar eylemlerini 22.12.2006 tarihine kadar aralıklarla sürdürdüğü, zincirleme surette işlenen suçlarda en son eylemin yapıldığı tarihin suç tarihi olduğu ve bu sebeple sanığın son fiili sırasında yürürlükte bulunan 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri uyarınca cezalandırılması yerine lehine görülen 765 Sayılı T.C.K.nun uygulanması,
Sonuç: Kanuna aykırı ve sanık müdafiin temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan, C.M.U.K.nun 326. maddesi gereğince kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek C.M.U.K.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy