(765 S. K. m. 218) (5237 S. K. m. 7, 53, 255) (5252 S. K. m. 9) (5271 S. K. m. 34, 230)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Karar: Sanıklar hakkındaki resmi evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık M.N.S.'nun suç tarihinde katılan kurumdaki görev ve statüsüyle hangi tarihte emekliye ayrıldığının sorulması, dosyada onaylı örnekleri mevcut ve sanıklar B.K.'la İ.K. adına düzenlenen bonolar, vergi levhası belgesi, taksit talep forumlarının asıllarının ilgili kurumlardan getirtilip, bu belgelerle ilgili olarak sanıkların ayrıntılı beyanları alındıktan sonra gerektiğinde imza ve yazı incelemesi de yaptırılması, ayrıca söz konusu belgelerin katılan TEDAŞ kurumunun hangi birimine verildiğinin araştırılması, Yargıtay aşamasında bulunduğu anlaşılan aynı mahkemeye ait 2004/268 esas numaralı dosyası getirtilip incelenerek onaylı örneklerinin dosya içerisine konulması, toplanan tüm kanıtlar değerlendirilip sanıkların eylemlerinin kamu kurumu zararına nitelikli dolandırıcılık ve bu suça iştirak niteliğinde bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra bir karara varılması gerekirken noksan soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sanıklar M.D. ve M.N.S.'nun rüşvet almak ve rüşvete aracılık etmek suçlarından beraatlarına, M.D.'ın dolandırıcılık suçundan mahkûmiyetine dair hükümlere gelince;
Katılan TEDAŞ A.Ş'nin suç tarihi itibariyle personel rejimini düzenleyen mevzuat hükümleri göz önüne alınıp sanıkların 399 Sayılı KHK hükümlerine göre çalışıp çalışmadığına dair belgelerin aslı veya onaylı suretlerinin ilgili kurumdan getirtilerek, suç tarihi itibariyle görev ve statülerinin, açık olarak tespit edilmesi, elektrik borcunu silme yetkilerinin bulunmadığının belirlenmesi halinde eylemlerinin 765 Sayılı T.C.K.ya göre 218'nci, 5237 Sayılı T.C.K.ya göre ise 255/1 maddesindeki suçu oluşturacağının düşünülmemesi,
5252 Sayılı Kanunun 9/3 ve C.M.K.nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Sanık M.D. hakkında sadece rüşvet almak suçundan kamu davası açıldığı ve bu suçtan beraat kararı verildiği halde aynı eylemi dolandırıcılık olarak kabul edilip ayrıca mahkûmiyet hükmü kurulması, keza kararın gerekçe kısmında sanık M.N.S. hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan beraat kararı verildiği açıklandığı halde hüküm bölümünde hakkında bu suçtan dava açılmayan sanık M.D.'ın resmi evrakta sahtecilik suçundan beraatına karar verilerek hükümde çelişki yaratılması,
5237 Sayılı T.C.K.nın 53/3. maddesi uyarınca sanıkların sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya dair hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakmaya hükmedilmesi,
Hükümlerden sonra 8.2.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve T.C.K.nın 7/2. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan 5728 Sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrasıyla değişik C.M.K.nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafileri ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek C.M.U.K.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 07.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy