(5237 S. K. m. 55, 212)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Karar: Sanığın 1982 Sayılı H... Tarım Kredi Kooperatifinde memur olarak görev yaptığı, bu dönemde, usulsüz olarak 712 TL avans aldığı, herhangi bir belge olmadan gider hesabından kömür avansı adı altında kendisine 94 TL ödemede bulunduğu, yönetim ve denetim kurulu üyelerine 945 TL huzur ücretinin ödenmesine dair olarak tediye fişi düzenlediği ancak bu ödemeyi yapmadığı, R. Ç. adıyla kooperatife hayali bir şahsı üye yaptığı ve bunun adına 450 TL nakit kredi kullanarak zimmetine geçirdiği iddiasıyla yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Gerçekte bulunmayan 881 numaralı ortak R. Ç.'ın kooperatife üye yapılarak adına kredi kullanıldığı, R. Ç.'ın sahte işlemlerle üye yapıldığının kooperatif dışında araştırmayla ve diğer ortakların dinlenmesiyle ortaya çıkması da gözetildiğinde sanığın eyleminin zincirleme nitelikli zimmet suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi,
Sanığın Hemsin Tarım Kredi Kooperatifinden 29.8.2000 tarih 37 numaralı yevmiye, 364165 numaralı tediye fişiyle aldığı 712 TL avans kooperatif mevzuatına uygun değilse de, kendisine yaptığı bu ödeme muhasebe kayıtlarına intikal ettiğinden, bu fiilin zimmet olarak değerlendirilemeyeceği ve bu miktarın toplam zimmet miktarına dahil edilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
5237 Sayılı T.C.K.nun 212. maddesindeki sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur şeklindeki düzenleme nedeniyle; gerçeğe aykırı olarak R. Ç. adına Ortak Pay Defterine kayıt yapılması, kasa defterine girişler yapılması, ortak kredi kartı, borç senedi, kasa tediye fişi müşterek ve müteselsil borç senedi düzenlenmesi eylemlerinde, sahtecilik suçunun unsurları bulunup bulunmadığı da karar yerinde tartışılarak, sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkûmiyet hükmü kurulup önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak denetime olanak verecek biçimde karşılaştırılması ve sonucuna göre lehe Kanunun belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 16.12.2008 gün ve 2008/146-235 Sayılı kararına göre mağdurun belli olması ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda, 5237 Sayılı T.C.K.nın 55/2. maddesi uyarınca zimmetin maddi konusunu oluşturan değerlerin karşılığının müsaderesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, katılan vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek C.M.U.K.ın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 25.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy