MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Rüşvet vermeye teşebbüs, görevli memura direnme ve hakaret
HÜKÜM : Beraet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık hakkında görevli memura direnme ve hakaret suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesi karşısında itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından, CMK'nın 264. maddesi de gözetilerek sanık müdafiin temyiz isteğinin itiraz mahiyetinde kabulü ile merciince değerlendirilip gerekli kararın verilmesi mümkün görüldüğünden, incelemenin sanık hakkında rüşvet vermek suçundan kurulan hükme yönelik Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK'nın 18/09/2012 gün ve 2012/420 Esas, 2012/1771 sayılı Kararı da nazara alınarak 6352 sayılı Yasanın geçici 2. maddesinin sadece karşılıksız yararlanma suçlarını kapsadığı anlaşılmakla 6352 sayılı Yasanın rüşvet suçu yönünden getirdiği düzenlemeler de gözetilerek yapılan incelemede;
Adli emanetin 2008/721 sırasında kayıtlı 10 TL hakkında, talep halinde, mahallinde her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Oluş, kabul ve dosya kapsamına göre; sanığın, suç tarihinde arabasını kontrol etmek isteyen şikayetçi polislere, yasal işlem yapmamalarını temin maksadıyla 10 TL vererek siz beni tanırsınız ben de sizi tanırım, bunu alın çorba için şeklinde para teklif ettiği, sonrasında gelişen olaylar sırasında ben sizi çorba parasına satın alırım, şerefsizler şeklinde sözler söylediği, şikayetçi polislerin sanık hakkında herhangi bir yasal işlem yapmamaları nedeniyle sanığın üzerine atılı rüşvet vermeye teşebbüs suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı ve bu şekliyle anlatılan eylemlerin kül halinde kamu görevlisine hakaret suçunu oluşturduğu, mahkemece hakaret suçundan sanığın zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle cezalandırılmasına karar verildiği, bu nedenle aynı suçtan tekrar cezalandırılması imkanı kalmadığı anlaşıldığından tebliğnamede yer alan bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanık hakkında verilen beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 04/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy