(5320S. K. m. 8) (5271 S. K. m. 53, 62, 223) (1412 S. K. m. 318) (765 S. K. m. 102, 104) (1163 S. K. m. 2, 3, 7)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık müdafiin süresinden sonra vaki duruşmalı inceleme isteminin 5320 s. Kanunun 8/1 inci maddesi de gözetilerek CMUK'nın 318 inci maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçlarından açılan kamu davalarının hüküm tarihi itibariyle Yürürlükte olan CMK'nın 223/8 inci maddesine göre zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2 nci maddeleri gereğince ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
1163 sayılı Kooperatifler Yasasının 2, 3 ve 7 nci maddelerinde açıklandığı üzere kooperatifin ana sözleşmesi noterce onaylanıp, Sanayi ve Ticaret Bakanlığından alınacak izinden ve Ticaret Siciline tescil edildikten sonra tüzel kişilik kazanacağı ve ancak tüzel kişilik kazanmış olan bir kooperatifin yönetim kurulu başkan ve üyelerinin kamu görevlisi gibi cezalandırılmalarının mümkün olmasına göre; sanık B. K.'ın, 1998 yılında kurucuları arasında bulunduğu tüzel kişilik kazanmayan S.S. Kuban Konut Yapı Kooperatifinin adına açtırdığı banka hesabına üyeler tarafından yatırılan 15.307.45 Lira tutarındaki aidatları, daha sonra birleşen SS. Kuşadası Atakent Konut Yapı Kooperarifi, hesaplarına intikal ettirmeyerek temellük etmesinin güveni kötüye kullanma suçunu, sanığın, yönetim kurulu başkanı ve muhasip üye olarak görev yaptığı SS. Kuşadası Atakent Konut Yapı Kooperatifinin adının, S.S Kuşadası Kuban Konut Yapı Kooperatifi olarak değiştirilmesinden sonra 2000 yılında bu kooperatifin banka hesabından tek başına para çekme yetkisi olmamasına rağmen değişik tarihlerde 332,00 lirayı çekerek uhdesine geçirmesinin ise görev sebebiyle yasal tevdi olmamasından dolayı aynı suçun teselsülü mahiyetinde bulunduğu tüm dosya içeriğinden anlaşıldığı halde suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sanık müdafiin esasa ilişkin 21.07.2008 tarihli dilekçesinde lehe hükümlerin uygulanmasını talep ettiği ve bu isteminin TCK'nın 62 nci maddesinin uygulanmasını da içerdiği halde bu hususta olumlu, olumsuz bir karar verilmemesi,
5237 sayılı Yasanın 53/1-d maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı zimmet suçunu işleyen sanık haklarında aynı Yasanın 53/5 inci madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan ceza esas alınarak duraksamaya yer vermeyecek şekilde yarısından bir katına kadar bir süre belirlenmek suretiyle ve sadece TCK'nın 53/1-d maddesinde belirtilen hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1 inci maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326 ncı maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 07.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy