(5237 S. K. m. 7, 247, 257)
Dava ve Karar: Zimmet suçundan sanık A. Y.nun yapılan yargılanması sonunda; eylemlerinin teselsülen görevi kötüye kullanmak suçunu oluşturduğunun kabulüyle lehe kabul edilen 765 sayılı Yasa hükümlerine göre mahkumiyetine dair, Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.12.2009 gün ve 2006/526 Esas, 2009/399 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Hükümden sonra 19.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCY.nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan kazanç sözcüğünün menfaat olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında TCY.nın 7/2. madde-fıkrasındaki suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden esası incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy