(5237 S. K. m. 102) (5271 S. K. m. 231, 234) (5395 S. K. m. 23) (YCGK. 03.02.2009 T. 2008/11-250 E. 2009/13 K.)
Dava ve Karar: Nitelikli cinsel saldırı suçundan sanık A. Ş.'in yapılan yargılanması sonunda; ırza geçme suçundan mahkumiyetine dair, Ünye Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.05.2009 gün ve 2008/141 Esas, 2009/97 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan vekili ve sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
CMK. nun 234/2. maddesi gereğince akıl hastası mağdurun istemi olmaksızın atanan ve ceza yargılamasında onun haklarını korumakla görevli zorunlu vekil ile mağdurun vasisinin iradesinin çeliştiği durumlarda zorunlu vekilin iradesine üstünlük tanınması gerektiğinden; tebliğnamedeki katılan vekilinin temyiz talebinin reddini öneren düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanığın suç tarihindeki yaşı ve hükmolunan ceza miktarına nazaran 15.07.2005 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5395 sayılı Kanunun 23. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2008/11-250 Esas ve 2009/13 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, manevi zararın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun değerlendirilmesinde esas alınamayacağı, kamu davasına konu olayda dosyaya yansıyan maddi bir zararın da söz konusu olmadığı nazara alınarak yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden hüküm açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, katılan vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, esası incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA 25.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy