MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık ...'in suç tarihinde S.S. 60 No.lu Ortaca Sarıgerme Taksiciler Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifinin yönetim kurulu başkanı olduğu, 20/07/2005 tarihinde Kaymakamlık makamının talimatıyla kooperatif üyesi olan tanık ...'un aracıyla İzmir'e otopsi için bir kişiyi götürdüğü, karşılığında aynı tarih ve 556901 seri 300,00 TL meblağlı faturayı tanzim edip faturaya kaşesini basmak suretiyle sanık ...'e verdiği, sanığın da tanığa karşılığında 200,00 TL'lik ödeme yaptığı ve faturanın arkasına Kaymakamlığın İzmir'e gönderdiği taksi ücreti ibaresini yazıp 2. Başkan ... ile birlikte imzalayarak bu faturayı 20/07/2005 tarih ve 32 yevmiye maddesi ile kooperatif giderleri arasında gösterdiği, böylelikle faturada yazılı meblağı zimmetine geçirdiği, buna karşılık sanığın aynı tarih ve 064375 seri 250,00 TL meblağlı faturayı tanzim edip, kendi kaşesini faturaya basmak suretiyle bu faturayı Ortaca ilçesi Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığına ibraz ederek fatura bedelini aynı gün tahsil ettiği, ancak vakıftan tahsil ettiği 250,00 TL'yi kooperatife gelir kaydetmediği, bu suretle toplamda 350,00 TL'yi mal edindiği tüm dosya kapsamından anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, olayın tanık beyanları ve kurum dışı yapılan yazışma neticesinde alınan bilirkişi raporuyla ortaya çıkması ve suçu işlemek amacıyla sahte fatura tanzim etmek suretiyle hileli davranışlar sergilemesi nedenleriyle eylemlerinin zincirleme biçimde nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin basit zimmet suçundan hüküm kurulması, 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki “sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur” şeklindeki düzenleme ve dava konusu olayda suçun sahte fatura düzenlenerek işlenmesi nedeniyle sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, yine suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-d maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması hususları aleyhe temyiz bulunmadığından, sanık tarafından hükümden sonra yapılan 300,00 TL'lik ödeme sebebiyle 5237 sayılı TCK'nın 248. maddesinin yasal koşulları oluşmadığından bozma nedeni yapılmamış, delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanığın temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 12/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy